SOSYAL DEMOKRASİNİN
GELECEĞİ
Thomas Meyer

Alman siyaset düşünürü Prof. Dr. Thomas Meyer Avrupa solunun kuramsal tartışmalarında her zaman sözü olan bir aydın.
Sosyal Demokrasi / Demokratik Sosyalizm’in, ortaya çıktığı dönemden bugüne kadar geçirdiği evreleri, dönüşüm süreçlerini ve karşı karşıya bulunduğu sorunları irdeleyen çalışmaları her zaman ilgi çekiyor.
Meyer, 1998 yılında yayımladığı “Die Transformation der Sozialen Demokratie” (Sosyal Demokrasinin Transformasyonu / Dönüşümü ) adlı kitabının ardından 2004 sonunda da “Die Zukunft der Sozialen Demokratie” (Sosyal Demokrasinin Geleceği) adlı yeni bir kitap yayımladı.
Friedrich Ebert Vakfı - Siyaset Akademisi tarafından basılan bu kitabı SODEV (Sosyal Demokrasi Vakfı) türkçeleştirdi. SODEV - Agora yayınevi işbirliğiyle yayımlanan kitap; küreselleşen dünyada sosyal demokrasinin günümüzdeki ve gelecekteki görevlerini ve projelerini kapsamlı bir biçimde irdeliyor.
Kitabını bu kez Nicole Breyer ile işbirliği içerisinde hazırlayan Meyer, “Giriş” bölümünde kitabın içeriğine ilişkin olarak şunları belirtiyor: “Bu kitap sosyal demokrasinin kuramı ve uygulamasına bir giriştir. Ön planda olansa uygulamanın boyutudur. Sosyal demokrasi ve demokratik sosyalizme de değinilmekle birlikte, kitapta esas söz konusu olan, sosyal demokrasinin kuramsal tarihi değildir; siyasal bir düşünce tarihi de değildir. Çağdaş demokrasi kendisini nasıl meşrulaştırmaktadır; çağdaş demokrasi açısından sosyal adalet hangi role sahiptir; sosyal demokrasi hangi temel haklarla bağlantılıdır ve bir toplumun etkinliği ve istikrarı açısından sosyal demokrasinin anlamı nedir gibi sorular kitabın odak noktasında bulunmaktadır.”
Kitapta ele alınan konuların başlıkları şöyle; Temel Dengeler, Politik Eylem, Politik Ekonomi, Sosyal Devlet, Küreselleşme Politikası, Politik Kültür, Ülkeler-Modeller ve Politik Uygulama.
Bu konu başlıkları, “bitti” ve “işlevini tamamladı” denilen solun ve sosyal demokrasinin yaşanan eşitsizlikler dünyasında ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sosyal demokratlar, yeni sorunlara, yeni ve yaratıcı çözümler üretmeye yönelik çabalarını sürdürmek zorundalar. Meyer’in kitabı bu çabalara önemli bir katkı olarak görülmelidir.
Kuramsal ve programatik tartışmaların son derece zayıf olduğu ve önemsenmediği ülkemiz sosyal demokrat hareketinin güçlenmesi de ancak bu alanlara eğilmesi ile mümkün olabilecektir. “Sosyal Demokrasinin Geleceği”ni ve projelerini tartışmak her ülkeden sosyal demokratların öncelikli görevi olmalıdır.
Ercan Karakaş
SODEV Onursal Başkanı