George Bernard Shaw
 

Shaw düşündüklerini her zaman gülümseterek dile getirdi

İrlanda asıllı gazeteci, müzik eleştirmeni ve yazar George Bernard Shaw, 1856'da İrlanda'da Dublin'de doğdu. Yaşadığı ve ününü yaptığı İngiltere'de, 1950'de hayata veda etti.
 
19'uncu yüzyılın ikinci yarısından 20'nci yüzyılın ikinci yarısına doğru uzanan 94 yıllık ömrü boyunca Shaw'un bir an bile ara vermediği başlıca uğraşı, düşünmek ve düşündüklerini gülümseterek dile getirmek oldu.
 
Tiyatro oyunlarından romanlarına, siyasal ve sosyal yapıtlarından müzik, resim ve tiyatro eleştirilerine, mektuplarına dek tüm yazdıklarında ya da konuşma ve demeçlerinde, çağının her sorununu korkusuzca ele aldı, yeniden sorguladı.
 
İnsan, toplum, aile, din, bilim, uygarlık, kültür, sanat, eğitim, devlet, siyaset, savaş, barış gibi sayısız kavramı sınır tanımaz dünyasında sürekli tartıştı. Basmakalıp inançlara karşı yepyeni görüşlerin kapılarını araladı.
 
40'tan fazla tiyatro oyununa imza attı. En bilinen eseri 1913'te yazdığı 'Pygmalion'dur. Bu oyun daha sonra 'My Fair Lady' ismiyle müzikale ve sinemaya da uyarlanmıştır.
 
Shaw'dan inciler

  • Mantıklı insan kendini dünyaya uydurur, mantıksız insan ise dünyayı kendine uydurma konusunda ısrar eder. Dolayısıyla, tüm gelişmeler mantıksız insanlardan çıkar.
  • Yaptığınızı, bir başka budala bunları sizden beklediğini düşündüğünüz için yapıyorsanız, onun sizden bunları beklemesi de, sizin onun bunları beklediğini umduğunuzu sandığından ileri geliyorsa, herkes istemediği bir şeyi yapıyor demektir. O zaman ortaya budalaca bir durum çıkar.
  • Bernard Shaw, 'Pygmalion' oyununun galası icin İngiltere Başbakanı Winston Churchill'e bir davetiye gönderir ve klasik İrlandalı alaycılığıyla davetiyeye şu notu ekler: "Davetiye iki kişiliktir. Bir dostunuzda getirin, tabi eğer varsa."
    Bunun üzerine Churchill, yıldızının hiç barışmadığı ama görüşmekten de kendini alıkoyamadığı Shaw'a şu notu gönderir: "Galaya değil ama ikinci oyuna gelirim, tabi eğer bir kere daha sahnelenirse."
  • Hayvanlar benim arkadaşlarım ve ben arkadaşlarımı yiyemem.
  • Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının aklını da kullanır.
  • İlk aşk, biraz aptallık ama çok miktarda da meraktan doğar.
  • Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa, o yol seni bir yere götürmez.
  • Dürüst insan her zaman gerçeği söyler, akıllı insan ise sadece zamanında.
  • Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan.
  • Kaplan adamı öldürmek isterse adı vahşilik, adam kaplanı öldürmek isterse adı spor olur. Suç ile adalet arasındaki fark da bundan büyük değildir.
  • Nefret, yüreksizlerin korkutuldukları zaman duydukları bir öç alma isteğidir.
  • Sadece deneyimlerden bir şeyler öğrenilebilseydi, Londra'daki kaldırım taşları en akıllı kişiden de akıllı olurlardı.
  • Barışı sağlamak istiyorsanız tüm politikacıları öldürün.
  • Müzik aşağılık ya da yüce, her duyguyu dile getirir. Müzik, ahlakdışıdır bütünüyle.
  • Yaşam insanları aynı düzeye getirir; ölüm seçkinleri ortaya çıkarır.
  • Bir hastalıktır yaşam ve bir kişinin ötekinden farklı olması, bulunduğu hastalık aşamasından ileri gelir yalnızca.
  • Kötülük yapmamış bir kişi iyilik yapamaz; hata yapmamış kişi hiçbir şey yapamaz.
  • Sinema yönetmeni Alfred Hitchcock ile sohbet ederken, Hitchcock'un kendisine, "bu halinizi gören İngiltere'de kıtlık var zanneder" demesi üzerine Bernard Shaw şu cevabı verir: "Sizi gören de kıtlığın sebebini anlar."
  • Gençlik çocuklarca harcanmayacak kadar değerli bir şeydir.