21-26 EKİM 2007
SODEV 13.GENÇLİK KAMPI / GÜRE
GENÇLİK VE
SORUNLAR
2000 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz sosyal demokrasi
gençlik kampına hoş geldiniz. Bugün burada 13.gençlik kampımızı
gerçekleştiriyoruz. Bu kampın düzenlenmesinde bizlere büyük destek veren başta
Güre Belediye Başkanı Sayın Kamil SAKA olmak üzere emeği geçen herkese SODEV
adına teşekkür ediyorum. Türkiye devrimci gençlik hareketi tarihsel olarak
onurlu geçmişe sahiptir. Emperyalizme ve bozuk düzene karşı verilen kavgada,
yüzlerce genç bu uğurda canını feda etmiştir. Bu geleneğin öncüleri olan
Deniz’ler, Mahir’ler, İbrahim’ler ve 78 kuşağının tüm önderlerini bir kez daha
saygıyla anıyorum.
Gençlik
bir toplumun en dinamik en enerjik kesimini oluşturmaktadır. Nüfusunun
çoğunluğunun gençlerden oluşmasına rağmen toplumsal sorunlardan en çok etkilenen
gençlerdir. Bugün ülkemizde gençlerin ekonomik sorunları, eğitim sorunları,
psikolojik sorunları giderek büyümektedir. İşsizlikten yine en çok gençler
payını almaktadır.
Çığ
gibi büyüyen sorunları çözmenin yolu örgütlü mücadele etmekten geçmektedir. Aynı
zamanda gençlik konumu gereği toplumsal değişime ve dönüşüme önderlik yapmak
zorundadır. Bu ancak özgürce düşünen, okuyan, araştıran, eleştiren ve sorgulayan
bir gençlikle mümkündür.
Ülkemizde var olan siyasiler ve siyasi
partiler gençliğe önem vermemekte, gençliğin özgürce politika yapmasının önünde
engel olmaktadırlar. Var olan partilerde parti içi demokrasi işlememekte, parti
genel başkanları kendilerini birer padişah gibi görmekte gençliğin özgürce
politika yapmasını engellemektedirler.
Bugün
TÜRKİYE’nin pek çok konuda olduğu gibi gençlik konusunda da devrimsel
dönüşümlere gereksinim vardır. Eğitim sistemimiz gençlerin beklentilerini
karşılayamamaktadır. Gençliğin önünü açmak için TÜRKİYE’nin önce eğitim
sisteminde bir devrim yapması gerekir. Katılımcı ve demokratik eğitim olmadan;
toplumun demokratikleşmesi mümkün değildir. Siyasal yozlaşmayı önlemenin
yollarından biri de siyasetin gençleştirilmesidir. Gençliğe ve dolayısıyla
topluma sahip çıkmanın iki önemli ön koşulu vardır.
Bunlardan birincisi gençlerin eğitimi
(bilimsel, laik, çağdaş eğitim) ikincisi de gençler üzerindeki yasaklamaların
kaldırılması ve gençliğin özgür bırakılmasıdır.
İşte
bu sorunları aşmanın tek yolu örgütlenmekten ve bilinçlenmekten geçmektedir. Bu
nedenle Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK Cumhuriyetin ve Ülkenin
geleceğini GENÇLİĞE emanet etmiştir.
Bu
nedenle gençliğe büyük görevler düşmektedir. Gençlik SODEV’in göz bebeğidir.
SODEV’in faaliyetleri açısından hayati önem taşımaktadır. Gençlerin
çalışmalarını SODEV olarak son derece önemsiyor ve destekliyoruz. Bundan sonraki
süreçte olanaklarımız ölçüsünde bu desteğimizi arttırarak sürdüreceğiz. SODEV
gençliği hem TÜRKİYE’nin hem de sosyal demokrat ve sol bir iktidarın
geleceğidir.
Bizler
SODEV olarak, bu gençlerin siyasete ve sorunlarına karşı duyarsız kalmaması için
2000 yılından bu yana gençlik kampları düzenliyoruz. Kıt olan olanaklarımızla ve
dostların destekleriyle bunu gerçekleştiriyoruz. Gençliği olmayan bir siyasi
hareketin bir siyasi partinin geleceği olamaz.
Yine
özellikle gençlerimizin geleceği olan topraklarımız sözde sanayileşme, altın
arama ve turizm adı altında resmen katledilmekte ve böylelikle gençlerimizin
geleceği yok edilmektedir.
Bu
çirkinliğin ve çirkefliğin bir örneği de güzelim KAZ DAĞLARI'ında yaşanmaktadır.
Yüz
yıllar boyu efsaneleşmiş oksijen deposu KAZ DAĞLARI'nın altın arama şirketlerine
altın aramak için izin verilmesi neticesi asırlık ağaçlar katledilerek doğal
hayat ve çevreye zarar verilmektedir. HOMEROS’un İLYADA'sına konu olan, dünya
üzerinde sadece burada yetişen 47 bitki türüne ev sahipliği yapan KAZ DAĞLARI
ölüm kalım mücadelesi vermektedir. Şu an 36 değişik noktada sondaj izni alan 10
firma aralıksız olarak çalışıyor.
Bu sondajlar durdurulamadığı takdirde güzelim KAZ DAĞLARI BOZ DAĞLAR olacaktır.
Havanın suyun oksijenin olmadığı yerde paranın altının önemi olabilir mi? İnsan
kendi toprağını doğasını para karşılığı satar mı? Ama ne yazık ki para ve
ranttan dolayı bir tarafta savaşlar çıkartan yüzlerce insanını ölümüne neden
olanlar bir taraf tandan da zehir saçarak insanları ölüme terk etmekteler.
Eğer bizler omuz omuza verirsek bu gözü doymaz haydutları ülkemizden def
edebiliriz.
Çünkü bizler haklıyız bu topraklar ve kaz dağları bizimdir. Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en büyük emanettir.
MEHMET TÜM
SODEV GENEL SEKRETERİ