SOSYAL DEMOKRASİ VAKFI
ANA SAYFA AVRUPA BİRLİĞİ AYRIMCILIK ÇEVRE GENÇLİK HAYVAN DOSTLARIMIZ KADIN ÇALIŞMA YAŞAMI LAİKLİK MERAK EDİLENLER
 

 

Susurluk’tan Ergenekon’a
Okay Gönensin
24.07.2008 Vatan

Susurluk’taki kaza 12 yıl önce garip ilişkileri silahlar, cinayetler ve büyük paralar etrafında dönen, kamu görevlilerinin de içinde olduğu ilişkileri ortaya çıkardı ve Türk halkı bu dünyanın varlığının farkına vardı.

Ergenekon soruşturması kapsamında ortaya çıkan bazı bilgiler, bugün “Ergenekon” içinde “vatan görevi” yaptıklarına inanan bazı çevrelerin çok eskiye dayanan ve Susurluk’a uzanan ilişkilerini de ortaya koyuyor.

Susurluk’un neler yaptığı aşağı yukarı biliniyor. Bilinmeyen, bu örgütlenmenin tam boyutları. Ergenekon’un hangi icraatları dolayısıyla suçlandığını yakında iddianamenin tümünün açıklanmasıyla öğreneceğiz.

 
***


Türkiye 1970’lerden bu yana sürekli çok ağır siyasi cinayetlerle sarsıldı. Bu cinayetlerin çok büyük çoğunluğu aydınlatılmış değildir. Abdi İpekçi’den Uğur Mumcu’ya, Muammer Aksoy’dan Bahriye Üçok’a, Ahmet Taner Kışlalı’dan Hablemitoğlu’na, Turan Dursun’a, Çetin Emeç’e, Hiram Abas’a kadar onlarca siyasi cinayet hâlâ karanlıktadır.

Bu cinayetlerle ilgili olarak zaman zaman “İran bağlantısı” gibi iddialar ortaya atılmıştır, ama kamuoyunun bunlarla inandırılamadığı ortadadır.

Son yıllarda da Hrant Dink cinayeti, Trabzon’da işlenen rahip cinayeti, Malatya’da yayınevi katliamı ve son olarak da İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu saldırısının ardındaki bağlantılar da ortaya çıkarılmış değildir.

Ellerine silah almış, ceplerinde üç kuruş olmayan çocukların kendi başlarına “vatan aşkı” uğruna büyük siyasi cinayetler işlediklerine inanmak için biraz saf olmak gerekir.

Bir etkili çevre, sürekli olarak kamuoyunun bu cinayetlerin “münferit” olaylar olduğuna inanması için uğraşıyor.

 
***


Bugün Ergenekon soruşturmasını bir “komplo” olarak gören ya da görmeye çalışanların yakın geçmişimizde yaşanan onlarca olayın aydınlatılması konusunda bu kadar duyarsız olmaları gariptir.

Ergenekon soruşturmasının AKP iktidarı döneminde başlatılmış olması kimilerinin bu soruşturmanın “komplo” olduğuna inanması için yeterli oluyor.

Susurluk olayı sırasında iktidarda “demokrat” ve “liberal” partiler vardı, sosyal demokrat partiler de iktidar ortağı olmuştu. Onların akıllarına gelmeyen ya da cesaret edemedikleri bir temizliği ister AKP ister TKP yapsın, bunu başaran, başarabilen, sadece Türk demokrasisine katkıda bulunmuş olur.

Tabii ki bu soruşturmaların siyasi amaçlarla “kullanılması” ya da “yön değiştirmesi” konusunda kamuoyunun dikkatli olması da şarttır. Ve tabii ki soruşturmaları siyasi amaçları doğrultusunda kullanmak isteyenler olabilir.

Ama bunlarla ilgili olarak fikir beyan etmeden önce Türkiye’nin son 30 yıllık “kanlı tarihi”ni akıldan çıkartmamak gerekiyor.

Abdi İpekçi’yi, Uğur Mumcu’yu, Çetin Emeç’i, Hrant Dink’i ve diğerlerini unutmamak gerekiyor. Bunca kanı uzaydan gelenler dökmedi. Kimin yaptığını bulmak, bulunması için uğraşmak gerçek vatanseverliktir. Fikrini beğenmediğini dövmek, öldürmek de gerçek vatan hainliğidir.

Ergenekon soruşturmasında avukatlık gösterisiyle birkaç alkış almak peşinde olanlar son otuz yılın olaylarını düşünsün, sonra avukatlığa devam etsin.