| ANA SAYFA | AVRUPA BİRLİĞİ | AYRIMCILIK | ÇEVRE | GENÇLİK | HAYVAN DOSTLARIMIZ | KADIN | ÇALIŞMA YAŞAMI | LAİKLİK | MERAK EDİLENLER |
Savcı Zekeriya Öz’ü kutlamak gerekiyor; 13 aydır sürdürdüğü Ergenekon
soruşturmasını “Agarta” efsanesiyle bir Indiana Jones serüvenine
dönüştürmeyi başardı! “Ergenekon Terör Örgütü” adını 600 yıllık bir
efsaneden alıyormuş. Atlantis battıktan sonra kurulan “yeraltı” uygarlığının
Tibet ve Hint tapınaklarındaki sembolü “gamalı haç”ın Hitler tarafından
kullanılması gibi, Ergenekoncular da “Agarta”yı gizli örgütlenme modeli
olarak almışlar!
Mehmet Yılmaz Hürriyet’te, Yalvaç Ural sayesinde “kendi ismine kavuşan”
Martin Mystere adlı çizgi roman kahramanının Agartalı olduğunu
hatırlatıyordu:
Arkeoloji, antropoloji, sanat tarihi, sibernetik alanlarında uzman, yok
olmuş uygarlıkların peşinde koşan çılgın profesör. Indiana Jones filmi izler
gibiyiz.
Rahipler, tarikatlar derken, Tapınak Şövalyeleri’ne de sıra gelecek
anlaşılan!
Acaba “kapalı kapılar ardında” başka pazarlıklar mı dönüyor?
Ergenekon soruşturması emekli orgenerallerin tutuklanmasıyla zirveye
çıkmışken, önce Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen “darbe günlükleri”
iddianameden koparıldı. 2003-2004 yıllarındaki “darbe tertipleri”nin askeri
mi, sivil yargının mı konusu olacağı hâlâ meçhul.
Dava başlamadan, modüller birbirinden ayrılıyor.
Hrant Dink suikastının Ergenekon’la hiç ilişkilendirilmemiş olması tuhaf
değil mi? Orhan Pamuk’a suikast iddiası nerede? Danıştay saldırısından daha
büyük bir “kaos”un perdesi, 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri
öncesinde Dink suikastıyla açılmadı mı? Ergenekon sanıklarının buluşma
noktası mahkeme önlerindeki 301 gösterileri değil miydi? Linç atmosferi
yaratılmamış olsa Trabzon emniyeti ve jandarma istihbaratının “kadrolu”
elemanlarının cinayet işlemesi mümkün olur muydu?
Taraf’ta dün Yasemin Çongar, baştan beri Ergenekon operasyonunda yer almış
bir istihbaratçıyla konuşmasını aktarırken, “Hrant Dink cinayetinin
Ergenekon soruşturması kapsamında çözülemeyeceğini” açıkça söylediğini
yazıyor. Operasyon iki yıl önce başlatılsaymış, Hrant belki sağ olacakmış!
Savcılar, Dink suikastını bırakıp Eşref Bitlis’in düşen uçağını, Sabancı
suikastını, Gazi olaylarını aydınlatmaya çalışıyorlar.
Eğer Türkiye’de darbe ortamı yaratılmak istendiyse bunun miladı 2003-2004
sonrasıdır.
İşi sulandıracak bir başka iyi niyetli bakış açısı da, “Darbeye teşebbüs
edenlerden önce son darbeci Evren’i ve 12 Eylülcüleri yargılayalım”
önerisidir. Bu iyi niyetli istem, Tansu Çiller’in mal varlığı araştırmasını
tüm siyasi liderlere yayan girişimi çağrıştırıyor.
Ergenekon soruşturması 600 yıllık “Agarta” efsanesine dayandığına göre, AKP
davasının sonucuyla ilgili tahminleri yeniden gözden geçirebiliriz!