GELECEK SOSYAL DEMOKRASİDİR

ANA SAYFA

SODEV
KURUMSAL
SODEV
ETKİNLİKLERİ
SODEV
OKULLARI
DOSYALAR
SAYFALAR
GENÇLİK LİNKLER İLETİŞİM


AKP’NİN 8 YILLIK İKTİDAR BİLANÇOSU

Celal Topkan (*)
19.01.2011

Çağımız bilgi çağı.

Devletlerarasındaki rekabet ve yarış, bilgide yaşanıyor.

İyi eğitimli nitelikli insan gücü, en büyük zenginlik olarak kabul ediliyor.

İyi eğitilmiş nitelikli insan gücüne sahip olan ülkeler, zengin ülkeler olarak kabul ediliyorlar.

Sorunlarını bilgi temelinde tartışan, bilgiye dayalı sorun çözen kurum, kuruluş ve ülkeler, başarılı oluyorlar. Hızla kalkınıyor ve zenginleşiyorlar.

Toplumsal ve sosyal huzura kavuşuyorlar.

SİYASETEN BAŞARININ ÖLÇÜSÜ 

Bir iktidarının başarı ya da başarısızlığı: O iktidar döneminde toplumsal, ekonomik ve sosyal göstergelerdeki gelişmeler, aynı dönemde diğer ülkelerin toplumsal, ekonomik ve sosyal göstergelerindeki gelişmelerle karşılaştırıldığında, ülkenin yeri ve sırasındaki değişim ve gelişmelerle ölçülmektedir.   

Ülkenin toplumsal, ekonomik ve sosyal göstergelerinde iyileşme olmuş ve ülke üst sıralara yükselmişse; ülke iyi yönetilmiş, ülkeyi yöneten parti başarılı işler yapmıştır, demektir.   

Bu bağlamda AKP’nin 8 yıl süren iktidarında Türkiye’nin toplumsal, ekonomik ve sosyal göstergelerindeki gelişmelere bakıldığında: 

               TÜRKİYE, DÜNYANIN 17. BÜYÜK EKONOMİSİ OLDU 

Ne söylerseniz söyleyin. Hangi iddia da bulunursanız bulunun. Söyledikleriniz ve iddialarınız bilgiye dayanıyorsa,  rakamlarla destekleniyorsa söyledikleriniz doğrudur demektir. Eğer rakamlar söylediklerinizi ve iddialarınızı doğrulamıyorsa halka doğruları söylemiyorsunuz demektir. Halka yalan söylüyorsunuz, halkı aldatıyorsunuz demektir.  

8 yıldır ülkeyi yöneten Başbakan Erdoğan, AKP sözcüleri ve milletvekilleri:

Ülkeyi iyi yönettiklerini;

Halkın aş iş sorunu, eğitim ve sağlık sorununu çözdüklerini;

Halka daha iyi bir yaşam sunduklarını iddia ediyorlar.

İddialarını yüksek sesle dile getiriyorlar.    

Bu bağlamda 2010’NUN ARDINDAN başlığı altında 6 sayıdan oluşan bu yazı dizisinde,  Başbakan Erdoğan, AKP sözcüleri ve milletvekillerinin iddia ve söylemlerinin ne kadar doğru olduğu rakamlara dayalı olarak sorgulanacaktır.    

Kasım 2002’de yapılan seçimlerde tek başına iktidara gelen AKP, DSP-MHP-ANAP Koalisyon hükümetince başlatılmış olan Ekonomik İstikrar Programını aynen devam ettirdi.  Ekonomik istikrar programının uygulamaya girmesiyle birlikte, 2000 ve 2001 ekonomik krizleri sonrası bozulan ekonomik dengeler, düzeldi.

Ekonomi büyüme sürecine girdi.

2010 yılı ortalarına gelindiğinde, Türkiye’nin ekonomisi, dünyanın 17. büyük ekonomisi oldu.  

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bakanları ve AKP’liler, ekonomiyi büyüttükleri, Türkiye’yi dünyanın 17. büyük ekonomisi yapmakla haklı olarak öğünüyorlar.  

GSMH’DAKİ GELİŞME

Tablo-1                                                      (Milyon TL)

Yıllar

GSMH Büyüklüğü

2000

125.596

2001

176.483

2002

275.032

2003

356.680

2004

428.932

2005

648.932

2006

758.391

2007

843.178

2008

950.534

2009

953.974

Kaynak: TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)

 

Tablo-1’deki rakamlara bakıldığında, AKP iktidarında GSMH, büyümüştür.

Türkiye dünya’nın 17. büyük ekonomisi olmuştur.

Ekonomi bilimi büyüyen bir ekonominin:

İstihdam yaratacağını;

Ülkenin refah düzeyini yükselteceğini;

Aş iş sorununu çözeceğini;

Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlikte iyileşmeler olacağını;

Gelir dağılımındaki bozukluğun ve dengesizliklerin düzelteceğini;

Toplumun yaşam kalitesini yükselteceğini söylüyor. 

Peki, öyle olmuş mudur?

AKP’nin büyük bir parlamento çoğunluğu ile tek başına iktidarda olduğu 2002-2010 tarihleri arasında ekonomideki büyüme topluma yansımış mıdır?

Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlikte düzelmeler olmuş mudur?

İşsizlik ve yoksulluk azalmış mıdır?

Bölgeler ve iller arasındaki gelir dağılımı bozukluğunda, aynı ilin merkezi ve ilçeleri arasındaki gelir dağılımı bozukluğunda, bir gelişme ve düzelme olmuş mudur?

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde bir gelişme ve düzelme olmuş mudur?

 

                     İNSANİ GELİŞME DÜZEYİNDE NERDEYİZ 

AKP iktidarında Türkiye’nin ekonomisi büyümüş, Türkiye dünya’nın 17. büyük ekonomisi oldu.
Beklenti, ekonomideki bu büyümenin halka yansımasıdır.
Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlikte iyileşmeler olması;
İşsizliğin ve yoksulluğun azalması;
Gelir dağılımındaki bozukluğun ve dengesizliklerin düzelmesi;
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin azalması;
Toplumun yaşam kalitesinin iyileşmiş olmasıdır. 
 

YILLAR GÖRE TÜRKİYE’NİN İNSANİ GELİŞME DÜZEYİ 

Tablo-2                                                                                                                     

Yıl

Araştırma yapıla ülke sayısı

Türkiye’nin sırası

1975

102

56

1980

113

64

1985

121

68

1990

136

79

1995

145

75

2001

175

96

2002

177

88

2003

177

94

2004

177

88

2005

179

94

2006

177

92

2007

177

79

2008

179

76

2009

182

79

2010

169

83

Kaynak: Human Developman Report – 2003-2005 

Tablo-2’de Türkiye’nin yıllara dayalı “İnsani Gelişme Endeksi” dikkatlice incelendiğinde; AKP iktidarında 2002-2010 tarihleri arasında Türkiye’nin İnsani Gelişme Endeksinde daha öncekine yıllara göre bir iyileşme olmamıştır.  

2003, 2005, 2006 yıllarında 2002 yılına göre daha kötüleşmiştir.

2007,2008, 2009 yıllarında 2002’ye bir iyileşme olmuştur.

Ancak 2010 yılında, 2002 yılındaki düzeye geri dönülmüştür.  

Yani Başbakan Erdoğan ve AKP’lilerin iddia ettiği gibi, AKP iktidarında:
Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlikte iyileşmeler olmamıştır.
İşsizliğin ve yoksulluğun azalmamıştır. 
Gelir dağılımındaki bozukluğu ve dengesizliğinde bir düzelme olmamıştır.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin azalmamıştır. 
Toplumun yaşam kalitesinin iyileşmiştir.    

Başbakan Erdoğan ekonomiyi büyüttük. Türkiye’yi dünyanın 17. büyük ekonomi yaptık diyerek öğünüyor. Peki, bu nasıl ekonomik büyüme ki, bu büyüme halka yansımıyor. Halkın refah düzeyinin yükselmesine ve yaşam kalitesinin iyileşmesine bir katkı, sağlamıyor.  

Sorulması gereken temel soru şudur. 

1 - Ekonomideki büyüme halka yansımadığına, halkın yaşam kalitesinin yükselmesine bir katkı sağlamadığına göre,  peki, büyüyen ekonomi ile oluşan kaynak nereye harcanmıştır?  

2 - AKP’nin 8 yıl süren iktidarında Türkiye’nin insani gelişme endeksinde bir iyileşme olmadığına göre: Recep Tayyip Erdoğan’ın, yoksulluğu ortadan kaldırma sözünü tutmamıştır. Yoksulluğu kaldıracağım diyen Erdoğan, halkı kandırmıştır.                                               

                     YOLSUZLUKTA DÜNYADAKİ YERİMİZ  

1999-2002 tarihleri arasında iktidarda olan DSP-MHP-ANAP Koalisyon Hükümeti döneminde,  2000 ve 2001 tarihlerinde iki büyük ekonomik kriz yaşandı. Yüzlerce iş yeri kapandı. Binlerce çalışan işinden oldu. Ülke, % 40’lar düzeyinde yoksullaştı. Üstüne üstlük birde DSP’li, MHP’li ve ANAP’lı bazı bakanların adları yoksuzluk olaylarına karıştı.  

İşyerleri kapanan, işini kaybeden, her geçen gün biraz daha yoksullaşan, ekonomik ve sosyal sorunlarının ağırlığı altında ezilen halk, canından bezmişti. DSP, MHP ve ANAP’a karşı, büyük bir kin ve öfke içindeydi.      

2002 seçimlerine giderken Recep Tayyip Erdoğan, halkın gündemini iyi okudu. 3 Y diye tanımladığı Yolsuzluğu, Yoksulluğu ve Yasakları kaldırma sözü vererek halkın karşısına çıktı.   

Ekonomik ve sosyal sorunlarının ağırlığı altında ezilen halk, Recep Tayyip Erdoğan’ın Yolsuzluğu, Yoksulluğu ve Yasakları ortadan kaldırma sözüne inandı. AKP’ye oy verdi. 

2002 seçimlerinden 16 ay önce kurulmuş olan AKP,  seçimlerde % 34.3 oranında oy aldı. 363 milletvekili kazandı. Büyük bir parlamento çoğunluğuyla tek başına iktidara geldi.  

2007’de yapılan seçimlerinde % 46.7 oranında oy aldı. 341 milletvekili kazandı. Büyük bir parlamento çoğunluğuyla ikinci defa tek başına iktidara geldi. 

Merkezi Berlin’de bulunan Uluslararası Şeffaflık Örgütü yıllardır, ülkelerin yolsuzluk durumlarını belirleyen araştırmalar yapıyor. Her yılın sonlarına doğru araştırma sonuçlarını açıklıyor.  

TÜRKİYE’NİN YOLSUZLUK SIRALAMASINDAKİ YERİ  

Tablo-3                                                                                                                      

Yıl

Yoksulluk puanı

Araştırma yapıla ülke sayısı

Türkiye’nin sırası

1996

3.5

54

33

1997

3.2

52

38

1998

3.4

85

54

1999

3.6

99

54

2000

3.8

90

50

2001

3.6

91

54

2002

3.2

102

64

2003

3.1

133

77

2004

3.2

146

77

2005

3.5

159

65

2006

3.8

163

60

2007

3.4

180

64

2008

4.6

180

58

2009

4.4

179

61

2010

4.4

178

56

Kaynak: Uluslararası Şeffaflık Örgütü 

Tablo-3’de görüldüğü gibi, Türkiye, 2002 yılında yolsuzluk sıralamasında 105 ülke arasında 64. sırada yer almaktadır.

 

AKP iktidarının ilk iki yılında (2003, 2004) yolsuzluk artış olmuştur. Türkiye yolsuzlukta 77. sıraya yükselmiştir.  

2005 ve 2007 yıllarında, 2002’deki düzeyine inmiştir. .  

2006, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında, 2002’ye göre kısmı bir azalma olmuştur.  

 

DSP, MHP, ANAP Koalisyon Hükümeti döneminde, bu partilerin yandaşları yolsuzluk yaparken, AKP iktidarında da AKP yandaşları yoksulluk yapmışlardır.  

Yolsuzluk olaylarında bir değişiklik olmamıştır. Sadece yolsuzluk yapanlar değişmiştir.  

Aksi halde, AKP iktidar döneminde Türkiye’nin yolsuzluk sıralamasındaki yerini koruması başka türlü nasıl izah edilecektir?  

Yoksulluğu kaldırma sözünü tutmayan Erdoğan, yolsuzlukları kaldırma konusunda verdiği sözünü de tutmamıştır.  

Yoksulluğu ve yolsuzlukları kaldırma sözüne inanarak AKP’ye oy veren halk, Recep Tayyip Erdoğan tarafından kandırılmıştır.

 

                           ERDOĞAN VE İŞSİZLİK SORUNU                                                          

Daha önce de anlatıldığı gibi 2000 ve 2001 tarihlerinde ülkede iki büyük ekonomik kriz yaşanmıştı.  Krizin etkisiyle yüzlerce iş yeri kapanmış, binlerce çalışan işinden olmuş, halk, % 40’lar düzeyinde yoksullaştı.  

İşyerleri kapanan, işini aşını kaybeden, her geçen gün ağırlaşan ekonomik ve sosyal sorunlarının ağırlığı altında ezilen, canından bezmiş olan halk,  iktidardaki DSP, MHP ve ANAP Koalisyon hükümetine karşı büyük bir kin ve öfke duymaya başlamıştı.    

Halkın gündemini iyi okuyan, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 Y diye tanımladığı Yolsuzluğu, Yoksulluğu ve Yasakları kaldırma sözü vererek halkın karşısına çıkmıştı. Seçimlerde AKP, büyük bir parlamento çoğunluğu ile iktidara gelmişti Ardından 2007’de yapılan seçimleri de kazanarak, ikinci defa büyük bir parlamento çoğunluğu ile iktidara gelmişti.    

2002 ve 2007 seçimlerinde tek başına iktidara gelen AKP, DSP-MHP-ANAP İktidarı döneminde yürürlüğe konan Ekonomik İstikrar programını aynen uyguladı. AKP iktidarının 8. yılı sonunda Türkiye, dünyanın 17. büyük ekonomisi oldu. 

Başbakan Erdoğan ve AKP’liler, iktidarları döneminde ekonomiyi büyütmekle öğünüyorlar.  Öğünmekte de haklılar.

 

YILLARA GÖRE İŞSİZLİK ORANINDAKİ GELİŞME 

Tablo -4                                                                                                                     

Yıllar

İşsizlik oranı (%)

2000

6.5

2001

6.6

2002

10.3

2003

10.5

2004

10.8

2005

10.6

2006

10.2

2007

10.3

2008

11.0

2009

14.0

Eylül 2010

11.3

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 

Tablo-4’de görüldüğü gibi, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında, işsizlik oranı % 10,3’dir. 

AKP’nin tek başına ve büyük bir parlamento çoğunluğuyla tek başına iktidarda olduğu 2002-2010 tarihleri arasında işsizlik oranı: 

2006 ve 2007 yıllarında, AKP’nin iktidara geldiği 2002’deki düzeyinde seyretmiştir.  

2003’de % 10.5’e,  

2004’de % 10.8’e

2005’de % 10.6’ya çıkmıştır.  

2006’da % 10.2’ye inmiş, 2002’ye göre  % 0.01’lik bir azalma olmuştur.  

2007’de % 10.3’e olmuş, yeniden 2002’deki seviyeye çıkmıştır. .  

2008’de yeniden artmaya başlamış, % 11 çıkmıştır.   

2009’da artmaya devam etmiş, % 14’e çıkmıştır.  

Eylül 2010 tarihi itibariyle % 11.3 olmuştur.

 

AKP iktidarının 8 yılının sonunda işsizlik oranı, iktidara geldiği 2002 yılına göre % 1 puan daha fazla olmuştur.  

Görüldüğü gibi AKP, iktidarında işsizlik oranı azalmamış, aksine artmıştır.  

Hâlbuki aynı dönemde Türkiye’nin ekonomisi büyümüş, Türkiye, dünyanın 17. büyük ekonomisi olmuştur.   

Ekonomi ve iktisat bilimi, büyüyen bir ekonominin istidam yaratacağını, işsizliği azalacağını söylüyor.  

Ancak AKP iktidarında ekonomi ve iktisat biliminin söylediklerinin tam tersi olmuştur. Hem ekonomi büyümüş, hem de işsizlik artmıştır.  

Recep Tayyip Erdoğan, yoksulluğu kaldırma, işsizliği çözüm bulma konusunda halka verdiği sözleri tutmamıştır.  

Peki bu nasıl bir ekonomik büyümedir ki, İŞSİZLİĞİN AZALMASINA bir katkı sağlamıyor. Aksine işsizlik artıyor.  

Bu nasıl bir ekonomik büyümedir ki, İNSANİ GELİŞMEYE bir katkı sağlamıyor. 

Bu nasıl bir ekonomik büyümedir ki, YOLSUZLUĞUN ve YOKSULLUĞUN azalmasına bir katkı sağlamıyor.  

Soru şudur, peki büyüyen ekonomi nereye harcanmıştır?  

Kimin ya da kimlerin cebine akmıştır?  

TÜRKİYE’NİN TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNDEKİ YERİ 

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Eğitim, sağlık istihdam, siyasette kadın erkek eşitliğini, toplumun bireye verdiği rolleri, görev ve sorumlulukları, bireye nasıl bakıldığını ve algılandığını ve bireye yönelik beklentileri gösteren bir ölçümdür.  

Dünya Ekonomik Formu tarafından, 2006 yılından beri her yıl, düzenli olarak “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği” ölçümü yapılıyor.  

YILLARA İTİBARİYLE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 

Tablo - 5                                                                                                                     

Yıl

Araştırma yapıla ülke sayısı

Türkiye’nin sırası

2006

115

105

2007

128

121

2008

130

125

2009

134

129

2010

134

126

Kaynak: Dünya Ekonomik Formu Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu 

Tablo-5‘de görüldüğü gibi, Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinde sıralamasında:

 

2006 yılında 115 ülke arasında 105. sırada 

2007 yılında 128 ülke arasında 121. sırada 

2008 yılında 130 ülke arasında 125. sırada2

2009 yılında 134 ülke arasında 129. sırada yer almıştır.

 

En son Ekim 2010 tarihinde yayınlanan “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre Türkiye 

Sağlık alanında 61. 

Siyasette 99. 

Ekonomik katılım ve fırsat eşitliği alanında 131. 

Eğitimde 109. sırada;   

Toplamda ise 126. sırada yer almıştır.

 

Bu yeri ile Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde Ermenistan ve Gürcistan’ın gerisinde kalmış, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde en kötü durumda olan Katar, Mısır, Mali, İran, Suudi Arabistan, Benin, Pakistan, Çad ve Yemen’le aynı grupta yer almıştır.  

Görüldüğü gibi AKP iktidarında, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Türkiye’nin durumu daha da kötüleşmiştir.  

2006-2010 tarihleri arasında ekonominin büyüdüğü, Türkiye, dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğu göz önüne alındığında; bu büyümenin topluma yansıması, insani gelişme düzeyini yükseltmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini iyileştirmesi gerekiyordu.  

Ancak görüldüğü gibi öyle olmamıştır. Ekonomi büyümüş, ancak ülkede toplumsal cinsiyet eşitsizliği düzelme yerine daha da kötüleşmiştir.    

Peki, ekonomideki bu büyüme, halka yansımadığına göre: Nereye harcanmış, kimin ya da kimlerin cebine akmıştır?

 

YANDAŞ DOLAR MİLYARDERLERİ VE YANDAŞ TL MİLYONERLERİ YARATILIYOR  

Ekonomideki büyümenin, halka yansımadığına, işsizliğe ve yoksulluğa çözüm olmadığına,  halkın refah düzeyinin yükselmesine bir katkı sağlamadığına göre bir yerlere harcanmış olması gerekiyordu.                                                                                                                            

2004-2010 TARİHLERİ ARASINDA DOLAR MİLYARDERİ SAYINDAKİ GELİŞME

Tablo-6

Yıl

Dolar milyarderi sayısı

Artış oranı (%)

2004

6

 

2005

8

33.3

2006

21

136.5

2007

26

23.8

2008

35

34.6

2009

13

-169.2

2010

28

92.3

2004-2010 arasındaki artış

 

272.7

Kaynak: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDKK) 

Tablo-6’da görüldüğü gibi, AKP’nin iktidarının 2 yılında 2004’de TÜRK DOLAR MİLYARDERİ sayısı 6 iken;

2005’de 8’e,

2006’da 21’e

2007’de 26’ya,

2008’de 35’e çıkmıştır.

2009’da yaşanan ekonomik krizin etkisiyle 13’e inen Dolar Milyarderi sayısı, 2010 yılında 28’e çıkmıştı.

 

İşte halka yansımayan ekonomik büyüme, ülkede sayıları hızla artan yeni yandaş dolar milyarderleri yaratmıştır.

 

EYLÜL 2005-EYLÜL 2010 TARİHLERİ ARASINDA BANKALARDA 1 MİLYON TL’NİN ÜZERİNDE HESABI BULUNAN MUDİ SAYISI 

Tablo-7

Yıl

TL Milyoneri sayısı

Artış sayısı

Mevduat (milyon TL)

Artış (milyon TL)

Eylül 2005

11.784

 

83.2

 

Eylül 2006

16.070

3.245

114.4

18.8

Eylül 2007

19.271

1.680

127.9

4.4

Eylül 2008

24.347

4.763

172.1

28.1

Eylül 2009

28.556

1.273

208.3

17.0

Eylül 2010

31.591

1.578

256.9

37.3

Eylül 2005-Eylül 2010 arasındaki artış

 

12.539

173.7

 

Kaynak: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDKK) 

Tablo-7’de görüldüğü gibi,  

1-     Eylül 2005’de bankalarda 1 milyon TL’nin üstünde hesabı bulanan mudi sayısı, 11.784 kişidir.  

Eylül 2010’de bankalarda 1 milyon TL’nin üstünde hesabı bulanan mudi sayısı, 31.591 kişiye çıkmıştır.  

5 yılda bankalarda 1 milyon TL’nin üstünde hesabı bulanan mudi sayısı 12.539 kişi artmıştır. 5 yılda % 107’lik bir artış olmuştur.  

2-     Eylül 2005’de bankalarda 1 milyon TL’nin üstünde hesabı bulanan mudi sayısı mevduatı 83.2 milyon TL’dir  

Eylül 2010’da bankalarda 1 milyon TL’nin üstünde hesabı bulanan mudi sayısı mevduatı 256.9 milyon TL’ye çıkmıştır  

5 yılda bankalarda 1 milyon TL’nin üstünde hesabı bulanan mudi sayısı mevduatı 173.7 milyon TL artmıştır. 5 yılda % 208’lik bir artış olmuştur.

 

AKP iktidarında yoksulluk ve işsizlik artarken, toplumsal cinsiyet eşitsizliği durum daha kötüleşirken, hem zengin sayısı hızla artmış hem de zenginleşenlerin mevduatları (bankadaki paraları) artmıştır.       

İşte halka yansımayan ekonomik büyüme, ülkede sayıları hızla artan yeni YANDAŞ TL MİLYONERLERİ ve TL MİLYONERLERİ yaratmıştır.  

Özetle: AKP iktidarında halk yoksullaşırken, işsiz sayısı artarken, yandaş dolar milyarderi ve yandaş TL milyonerleri sayısı, hızla artmıştır. Halka yansımayan ekonomik büyüme yandaşların cebine akmıştır.   

Yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldırma sözü vererek iktidara gelen Recep Tayyip Erdoğan, halka verdiği sözleri tutmamıştır. Halk, Erdoğan tarafından kandırılmıştır.  

RAKAMLAR SÖYLEDİKLERİNİZİ DOĞRULAMIYORSA HALKA DOĞRULARI SÖYLEMİYORSUNUZ DEMEKTİR  

AKP’nin tek başına iktidarda olduğu 2002-2010 tarihleri arasında Türkiye’nin rakamlarındaki gelişmelere bakıldığında:

2002 yılında 10.3 olan işsizlik oranı, Eylül 2010 tarihinde 11.3’e çıkmıştır.

2002’de yoksuzluk sıralamasında 102 ülke arasında 64. sırada yer alırken, 2010 yılında 178 ülke arsında 56. sırada yer almıştır. 

2002’de İnsani Gelişme Endeksi sıralamasında 177 ülke arasında 88. sırada yer alırken, 2010 yılında 169 ülke 83. sırada yer almıştır. 

2006‘da Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinde 115 ülke arasında 105. sırada yer alırken, 2010 yılında 134 ülke arasında 126. sırada yer almıştır. Türkiye toplumsal cinsiyet eşitsizliğindeki durumu daha da kötüleşmiştir.      

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP milletvekilleri, Cumhuriyet tarihinde bu güne kadar yapılmış olanlardan daha çok işler yaptıklarını, insanların yaşam kalitesini iyileştirdiklerini iddia ediyorlar.

Ancak Türkiye’nin işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, insani gelişme, toplumsal cinsiyet eşitsizliği rakamları, aynı şeyi söylemiyor. Rakamlar Erdoğan ve AKP’lilerin söylediklerini doğrulamıyor. 

Erdoğan ve AKP’liler, halka doğruları söylemiyorlar, halkı kandırıyorlar.   

Sonuç olarak: 

1 - Bilgiye dayalı olarak halkın karşısına çıkmak, halkı bilgilendirmek gerekir. 

2 – AKP’nin halka doğruları söylediğini, halkı kandırdığını anlatmak yetmez, siz, halkın toplumsal, ekonomik ve sosyal sorunlarını nasıl çözeceğinizi, projeye dayalı olarak anlatmanız gerekir.

 

Celal Topkan, 20. Dönem CHP Adıyaman Milletvekili / SDD Eski Genel Sekreteri

 

 

İstiklal Cad. Bekar Sok. 22/2 Beyoğlu 34435, İSTANBUL  Tel: (0212) 292 52 52 - 53  Faks: (0212) 292 32 33

İnternet : http://www.sodev.org.tr   *   e-mail :   info@sodev.org.tr