'Türkiye Malezyalaşıyor' algısı yavaş yavaş yerleştiriliyor

AKP AB'den uzaklaşıyor

AKP'nin geçen parlamento döneminde AB ile ilişkilere yoğunlaştığını ancak yeni dönemde yeterli enerjiyi göstermediğini belirten Prof. Turan, bu sayede Malezya tartışmalarına zemin hazırladığını söyledi.

Prof. Eyüboğlu ise AKP'nin "AB'den ödünün koptuğunu" ve Malezya tartışmasının bir "sonuç" olduğunu belirterek "Erbakan'ın 'Kanlı mı kansız mı' sorusuna 'Biz kansız başardık' deme noktasına geldiler" dedi.

BERİVAN TAPAN
30.09.2007 Cumhuriyet

Türkiye'nin geçen dönem gündeminin baş sıralarına yerleşen AB'ye tam üyelik müzakereleri sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın " Türkiye kabuk değiştirdi " açıklamalarının aksine, uluslararası siyasi arenada " Türkiye Malezyalaşıyor " algısı oluşmaya başladı. Prof. Dr. İlter Turan, AKP'nin AB düşüncesinden uzaklaştığını belirterek bu durumun Malezya tartışmalarına neden olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Ercan Eyüboğlu ise Türkiye'nin AB'den uzaklaşmasının AKP iktidarınca desteklendiğine dikkat çekerek "Bugün AB'den yana görünen AKP, gerçekte AB'den ödü kopan bir siyasi iktidardır. AB'ye girmek istemelerinin altında Kemalist modern Cumhuriyeti çökertme projesinde AB'nin nesnel tavrından yararlanmak istemeleri yatıyor" dedi.

AKP iktidarının AB'yi "hegemonya mücadelesinin" bir aracı olarak kullandığını belirten Prof. Dr. Ergun Aydınoğlu, AKP'nin "yurttaşları siyasetin öznesi değil, nesnesi yapan manipülatif bir yaklaşım " sergilediğine işaret etti.

AKP'nin Türkiye'yi AB üyeliğinden ılımlı İslam ülkesi Malezya'ya kaydırmasını siyaset bilimciler değerlendirdi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan, AKP'nin bir önceki parlamento döneminde AB ile olan ilişkilerine yoğunlaştığı sırada hem ABD'de hem de Avrupa'da Türkiye'ye ilişkin " ılımlı İslam " söylemlerinin bulunduğunu belirterek " Ancak o dönem AKP, AB ile olan ilişkilerini geliştirme amacında olduğunu ısrarla söylüyordu. Oysa şimdi AB'ye üyelik konusunda yeterli enerjiyi göstermemesi Malezya tartışmalarına zemin hazırladı " dedi.

AKP'nin artık AB'nin istediği reformlar konusunda bir " ilgi eksikliği " yaşadığını belirten Prof. Turan, " AB'de, Türkiye ile ilgili kafa karışıklığı yaşanıyor. AB'ye üye ülkelerin bir kısmı Türkiye'nin üyeliğini isteksizlik ile karşılıyor. AKP'nin de bu konudaki sessizliği, 'Türkiye Malezya olur mu' yakıştırmalarının önünü açtı. Bu algılamaların toplum üzerindeki etkisi de göz önüne alındığında bu tür yakıştırmaların toplumu AB düşüncesinden uzaklaştırdığını görüyoruz " diye konuştu.

Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Eyüboğlu ise Türkiye'de toplumun AB'yi, AB'nin de " laikleşmemiş Malezya'nın konuşulduğu bir Türkiye " istemediğini belirtti. Türkiye'nin AB'den giderek uzaklaşıyor olmasının " çelişkili " bir biçimde AKP iktidarınca desteklendiğine dikkat çeken Prof. Eyüboğlu, " Bugün AB'den yana görünen AKP, gerçekte AB'den ödü kopan bir siyasi iktidardır. AB'ye girmek istemelerinin altında Kemalist modern Cumhuriyeti çökertme projesinde AB'nin nesnel tavrından yararlanmak istemeleri yatıyor " dedi. Malezya tartışmasını bir " sonuç " olarak değerlendiren Prof. Eyüboğlu, şunları kaydetti: " AKP, Erbakan'ın 'Kanlı mı kansız mı' sorusuna 'Biz kansız başardık" deme noktasına geldi. Siyasi iktidar gitmiş hâlâ mahalle baskısından söz ediyor. Humeyni nasıl geldiyse Fethullah Gülen de Türkiye'ye öyle gelecek. Şu anda onun ortamı hazırlanıyor. Bu ülkenin başına bir bela musallat edildi. Bunlar da imam hatiplerdir. Yani o kültürdür. Avrupa, laikleşmemiş Malezya'ların konuşulduğu bir Türkiye'yi istemez. "

AKP iktidarının AB'yi " hegemonya mücadelesinin " bir aracı olarak kullandığını belirten Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Görevlisi As. Prof. Dr. Ergun Aydınoğlu, AKP'nin " yurttaşları siyasetin öznesi değil, nesnesi yapan manipülatif bir yaklaşım " sergilediğine işaret etti. Aydınoğlu, " Bundan bir yıl kadar önce Türkiye'de üzerinde çokça konuşulan AB konusu, AKP iktidarınca mevcut hegemonya mücadelesinin bir aracı olarak kullanıldı. Bu nedenle de son beş yıl içinde Türkiye ne daha fazla Avrupalılaştı ne de daha demokratik oldu " dedi.