
27.07.2007
Solda Kapsamlı Bir Yenilenme Süreci Zorunlu
22 Temmuz seçim sonuçları sosyal demokratlar için son derece önemli sonuçlar ve dersler sunmuştur. Çağdaş sosyal demokrat ilkelere ve yaklaşımlara dayanmayan, halka tepeden bakan, devletçi bir söylemle başarıya ulaşılamayacağı bir kez daha görülmüştür. İlkeler temelinde en geniş sol birlikteliğin hedeflenmesi gerekirken sağa açılma politikası ile oluşturulan aday listeleri de başarısızlığın önemli bir nedeni olmuştur. % 21'e ulaşmayan bir oy oranını bile başarı gibi gösterme çabası ise ortaya çıkan durumun dahi algılanamadığının bir göstergesidir.
Sorun kuşkusuz seçim dönemi ile sınırlı bir sorun değildir. Kampanya stratejisi ve aday listeleri yıllardır etkili olan dar ve eskimiş bir kadro anlayışının sonucudur.
Sorun yıllardır vurgulanan ve eleştirilen partiiçi demokrasi eksikliği ve lider hegemonyasıdır. Sorun belirli bir gruba dahil olmayanların dışlanması,uzaklaştırılmasıdır.
Sorun sosyal demokrat olma iddiasını taşıyanların ifade ve örgütlenme özgürlüğü konularında, Kürt sorunu konusunda tutucu bir çizgiye kaymış olmalarıdır.
Sorun toplumun siyasete en geniş ve etkin biçimde katılımını savunmak yerine bazen açık, bazen kapalı biçimde ordunun siyasete müdahalesini savunmaktır.
Sorun özgürlükçü,katılımcı, eşitlikçi bir vizyon ve buna uygun politikalar geliştirmek ve ortaya koymak yerine sadece laiklik ve cumhuriyet temalarına kilitlenmektir.
Sorun yoksulların, yoksunların, ezilenlerin ve emekçi sınıfların haklarını savunmak yerine büyük sermayeden icazet beklemektir.
Çok açık olarak görülmektedir ki, sosyal demokratlar bugünkü CHP'ye umut bağlayamaz ve solda kapsamlı bir yenilenme zorunludur.
23 Temmuz günü yepyeni bir dönem başlamıştır.Bu dönemin temel görevi özgürlükçü, katılımcı,sosyal adaletçi, bir sosyal demokrat siyasal hareketi yaratmak, yaygınlaştırmaktır. Bunun, varolan yönetim açısından dikensiz gül bahçesine dönüştürülmüş CHP içinde gerçekleştirilmesi olanaksızdır.
Böyle bir hareket ancak yepyeni bir anlayışla yaratılabilir.
Türkiye'nin özgürlükçü,eşitlikçi,katılımcı,toplumsal barıştan yana bir sol harekete acil olarak ihtiyacı vardır. Bu hareket, çağdaş sosyal demokrat ilkelerde kararlı ve tutarlı olmalı, aynı zamanda günümüz koşulları karşısında gerçekçi ve pragmatik olmalıdır. Şablonlardan, popülizmden uzak durmalı üretime dayalı gelişmeyi, veriye dayalı siyaseti esas almalıdır. Siyaset yapma tarzının değiştirilmesi konusunda iddialı olmalıdır. Amaç geniş kapsamlı bir yenilenmenin gerçekleştirilmesidir. Yenilenmenin üç ayağı olmalıdır.
Birincisi , özgürlükçü , eşitlikçi, katılımcı, çağdaş sosyal demokrat bakış açısının,söylemin ve politikaların net ve açık biçimde ortaya konmasıdır.
İkincisi , siyaset yapma tarzında yenilenmedir. Partiiçi demokrasi ve hukukun bir yaşam biçimi halini aldığı,liderliğin tek seçicilik anlamına gelmediği, parti içi eğitimin yaygın biçimde uygulandığı,yerel örgütlerin öncelikle yerel konularda verimli bir çalışma tarzı kazandığı, çeşitli toplum kesimleriyle canlı ve üretken ilişkilerin kurulduğu, çatışmacı ve kutuplaştırıcı değil, barışçı ve uzlaştırıcı bir üslubun kullanıldığı, üyeliğin anlamlı ve etkin kılındığı bir siyaset yapma tarzının geliştirilmesidir.
Üçüncüsü, kadrolarda yenilenmedir. Öncelikle kadınların,gençlerin ,engellilerin katılımının arttığı, aynı zamanda çeşitli alanlarda uzmanlık ve birikim kazanmış kişilerin siyasete katkı yapabilecekleri bir ortamın ve işleyişin sağlanmasıdır.
Bu ölçüde kapsamlı bir yenilenme perspektifi olmadan yapılacak girişimlerin ve birlik çabalarının anlamlı bir sonuç vermesi beklenemez.
10 Aralık Hareketi zorunlu gördüğü solda köklü yenilenme sürecini hızlandırmak ve bu sürecin güçlü bir siyasal harekete dönüşmesini sağlamak amacına yönelik çalışmalarını bu amaçta buluşan tüm kuruluş ve kişileri kapsayacak biçimde yoğunlaştıracaktır.
Burhan ŞENATALAR
10 Aralık Hareketi Sözcüsü