28.11.2007 Birgün
TÜRKİYE MEDYASI TEPKİLERE NEDEN OLDU
Oral Çalışlar'ın yönettiği panelde ilk sözü alan Hasan Cemal, kısa bir
süre önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Kuzey Irak'a gittiğini ve
sınır ötesi operasyona ilişkin Irak'ın kuzeyindeki yönetimin ve halkın
tepkilerini bire bir görme olanağı bulduğunu söyledi. Kuzey Irak'a daha önce
de defalarca gittiğini belirten Cemal, "Bu kez o yıllara kıyasla gittiğim
her yerde tepkiyle karşılaştım. Oraya giderken bizim medya operasyonu,
savaşı isteyen bir dalga yayıyordu. Bu büyük bir tepki yaratmış" dedi.
Kürt yönetimi ile yaptığı görüşmeyi de aktaran Cemal, "Kürt yönetimi, Türkiye'nin bir operasyona kalkışmasını istemediğini söyledi. Buna karşılık kendilerinin de PKK konusunda daha etkili olabileceğini ancak bunun için de kendilerinin muhatap alınması gerektiğini ifade etti" diye konuştu. Kuzey Irak yönetiminin görüşmede Kürt sorununun çözümüne ilişkin Türkiye'nin kendi içinde de ciddi adımlar atması gerektiğini vurguladığını belirten Cemal, Türkiye'nin Kürt sorununun çözümüne ilişkin yeni açılımlar yapması gerektiğini dile getirerek, bu konuda son süreçte olumlu değişimlerin de yaşandığını ancak bu gelişmelerin arkasının gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
ABD KUZEY IRAK'LA DİYALOG İSTİYOR
Daha sonra söz alan gazeteci Yasemin Çongar ise, Kürt sorununun seyri
üzerinden Türkiye - ABD ilişkileri konusunda bir sunum yaptı. Amerika'nın,
sınırötesi operasyona kesinlikle karşı olduğunu ifade eden Çongar, "ABD,
Kuzey Iraklı Kürtlerle diyalogun gelişmesi ve Kürt yönetiminin muhatap
alınmasını istiyor" dedi.
Başbakan Erdoğan ve Bush görüşmesini de yorumlayan Çongar, "Aslında Ankara da sınır ötesi operasyon istemiyordu. Ama birtakım yapılar ve medya tarafından hükümet üzerinde siyasi baskı vardı. Ayrıca ordu baskısı da söz konusuydu. Yani hükümet siyasi sıkışmışlıktan kurtulmak için tezkereyi çıkarttı. Aslında ABD'nin bu yaklaşımı da yeni bir şey değil. ABD bu konuda Türkiye'ye her zaman, 'bir terör meseleniz var ama bir de Kürt meselesi var' diyordu" açıklamasını yaptı.
Çongar, Kürt sorunu konusunda ciddi gelişmeler yaşandığını ve bir üslup değişiminin söz konusu olduğunu belirterek, Başbakan Erdoğan'ın Kızılcahamam'daki konuşmasında da olumlu mesajlar verdiğini savundu. Çongar, "Hükümet, Kürt sorununda bence DTP'yle diyalogu sürdürmeli. Medya da bu konuda sorumlu davranmalı. Medya, ABD görüşmesi öncesinde çok sorumsuz davrandı. Orduda da bir zihniyet değişimi şart. Ayrıca yargı da kendisini yenilemeli" diye konuştu.
FELAKETİN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ
Paneli yöneten gazeteci Oral Çalışlar da yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin
Kürt siyaseti iflas etmiş durumda. Türkiye şu anda sivil bir çözüm için
önemli bir noktada. Bu sorunun çözümü için olumlu adımlar atılması gereken
bir süreçteyiz. Çünkü Türkiye, yakın zamanda bir Türk - Kürt çatışmasının
eşiğinden, bir felaketin eşiğinden döndü. Bu tamamen yok olmuş değil ama en
azından bir eşikten dönüldü" ifadelerini kullandı.
'SİLAHLAR SUSSUN, BARIŞÇILAR KONUŞSUN'
Panelin ardından Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu adına söz alan
Bülent Aydın da, 1 Mart'ta Irak'ın işgaline ortak olmaya karşı oldukları
gibi Afganistan'a ve Lübnan'a yönelik müdahalelere karşı çıktıkları gibi
Irak'a yönelik harekâta da karşı olduklarını söyleyerek, "Bugüne kadar
görüldü ki, savaş ile işgal ile hiçbir sorun çözülmüyor. Bu operasyon ile de
çözülmeyecek. Silahlar artık sussun, barışçılar konuşsun. Biz tüm barış
güçlerini ve savaş karşıtlarını, barışın sesini yükseltmeye çağırıyoruz"
açıklamasını yaptı.
AYDINLAR 'SAVAŞA HAYIR' DEDİ
Aydın, "Silahlarla, bombalarla, uçaklarla, savaş ve işgal ile gölgelenen
ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğidir. Savaş daha fazla yoksulluk, acı ve
çaresizlik demektir. Buna itiraz edelim, karşı çıkalım. Savaşa karşı
halkların kardeşliği için, şiddet, çatışma ve linç kültürünün
yaygınlaşmasına karşı farklı kültür ve kimliklerin bir arada yaşayabilmesi
için, bölgede savaşın değil barışın parçası olan özgür, eşit ve demokratik
bir Türkiye için barışa bir şans verin" diye kaydetti.
Daha sonra söz alan ve aralarında Murat Çelikkan, Mehmet Ali Alabora, Gençay Gürsoy, Ahmet Ümit, Ercan Karakaş, Hakan Tahmaz, Orhan Alkaya Zeynep Tanbay'ın da bulunduğu çok sayıda aydın, sanatçı, gazeteci, yazar ve sivil toplum aktivisti, "Barışa Bir Şans Verin" çağrısında bulundu.