SOSYAL DEMOKRASİ VAKFI
ANA SAYFA AVRUPA BİRLİĞİ AYRIMCILIK ÇEVRE GENÇLİK HAYVAN DOSTLARIMIZ KADIN ÇALIŞMA YAŞAMI LAİKLİK MERAK EDİLENLER
 

FETHİ NACİ'NİN ARKASINDAN

‘Rehber bir eleştirmendi’

24.07.2008 Cumhuriyet

ATAOL BEHRAMOĞLU

Bir ara çok yakın olup ara çok tartıştığımız Fethi Naci’ye sevgi ve saygım hiç eksilmedi. Hem edebiyat hem yaşam ustası olmayı başarabilen ender kişiliklerdendi. Ölümü edebiyat dünyamız ve biz dostları için büyük bir kayıptır.

ENVER ERCAN

Yazıları ve yapıtlarıyla, edebiyat dünyasında ses getiren, etkili eleştirmenlerimizden biriydi. Yalnızca beğendiği kitaplar için yazmadığı, yazarken sözünü sakınmadığı için, ne yazacağı merakla beklenirdi. Yazdıkları tartışmalara neden olurdu. Yazarların büyük çoğunluğunda da, edebiyatın izler çevresinde de kişiliğiyle, tutarlılığıyla, yorumlarındaki gözlem gücü ve dikkatiyle güven duygusu yaratmıştı. 1980 ve 1990’larda çok etkiliydi. Eleştiri tarihimize hem kendi yazdığı, hem de kurduğu Gerçek Yayınevi’nde yayımladığı çok değerli yapıtlar kazandırdı. Modern Türk edebiyatını, onun çalışmaları olmadan tam olarak anlayamayız.

CEVAT ÇAPAN

Çok sevdiğimiz çok yakın bir arkadaşımızdı. Türkiye’nin en önemli eleştirmen ve edebiyatçılarından biriydi. Yeri doldurulamayacak önemde bir yazardı. Çok üzgünüz; evcek, ailecek, tüm arkadaşları olarak...

TURGAY FİŞEKÇİ

Fethi Naci, Ataç sonrası eleştirimizin en büyük ismiydi. Eleştirideki başarısı, keskin zekâsının yanı sıra parlak dil kullanımıyla da öne çıkıyordu. Onun eleştirilerini okumak, edebiyatla ilgili herkes için büyük bir zevktir. ‘Dönüp Baktığımda’ ve ‘Dünya Bir Gölgeliktir’ adlı anı kitapları edebiyatımızda bu türün en güzel örnekleri arasındadır. Eleştirilerinde en acımasız olan da oydu, yazarlarla büyük dostluklar kurabilmeyi başaran da yine o. Roman eleştirmeni olarak tanınmasına karşın, sonsuz bir şiir sevgisi vardı. Onun kadar çok ezberinden dizeler okuyan başka birini tanımadım. Marksist olması, ona inanılmaz genişlikte bir düşünce ve yaşam ufku kazandırmıştı. Sevdikleri için çok güzel kahkahalar atar, sevmedikleri için çok güzel küfrederdi. Ardında yeri doldurulamayacak bir boşluk bıraktığını düşünüyorum.

AYDIN BOYSAN

Fethi Naci korkusuz adamdı. Korkulacak hiçbir yanı yoktu. Bu nedenle eleştirmen olarak batırmaktan da kötü sözler söylemekten de övmekten de çekinmeyen, korkmayan bir kişiydi. Eleştiri en hain bir branştır edebiyatta. Bunu yaltaklanmadan, batırmadan yapabilmek hem bilgi gerektirir, hem de korkmamak yeteneği. Ve över veya eleştirir. Fethi Naci hiçbir değerlendirmesinde aklının kestiğini söylemekten çekinmedi, kaçmadı. Kişi olarak çok güleryüzlüydü. Onun en güzel güleryüzlü fotoğrafı hapishanedeyken çekilendir. Ve Fethi Naci bütün ömründe çıkar peşinde olmadı. Hesapçılık yapmadı. Açık davrandı. Yüreğinde ve kafasında ne varsa hepsini aynen değiştirmeden yansıttı.

DOĞAN HIZLAN

Fethi Naci’nin ölümü Türk eleştirisinin büyük kaybıdır, çünkü o eleştiri türüne saygınlık, güvenilirlik, inanılırlık kazandırmıştır. Çünkü bir okura yargınızı iletmeden önce bu kavramlardan oluşan altyapıyı kurmalısınız. Fethi Naci’nin önemi, etkisi önce buradan kaynaklanır. Bir de bizde en yeni tür diyebileceğimiz romanın değerlendirme ilkelerini oturtmuştur. Yani o, rehber bir eleştirmendir. Sanırım kuşaklar boyu onun kitaplarından yararlanılacak ve bütün yargıları göz önüne alınacaktır.

TAHSİN YÜCEL

Fethi Naci’nin ölümü çok büyük bir kayıp Türk yazını için. 20. yy’da Türk yazını çok önemli iki eleştirmen tanıdı; bunlardan birincisi Nurullah Ataç’dı. Ve her yazısı kimileri için olumsuz kimileri için olumlu olurdu ve bunlar her zaman bir tepki yaratırdı. Ve Ataç’ın eleştirileri yazınımızın gelişmesinde çok önemli bir işlevi gerçekleştirdi. Ataç’dan sonra bu işlevi Fethi Naci yüklendi. Ve gerçekten kendine özgü biçemiyle, kendine özgü ve özgün yazın anlayışıyla Naci’nin eleştirileri de aynı öçüde etkili oldu ve yazınımızda Fethi Naci’nin önemli bir yeri oldu yıllar boyunca. Naci’yle aramızda birtakım eleştiri anlamında sert davranışlar da oldu ama dostluğumuz her zaman sürdü, hiç kesilmedi; birbirimize hiç yüz çevirmedik. Ve onun ölümü Türk edebiyatı için de, kişisel olarak benim için de büyük bir kayıp.

ADNAN BİNYAZAR

Ahmet Haşim, övmeyen eleştirmenin, edebiyat alanından topal bir karga gibi kovulduğunu söylemiştir. Haşim’in yargısı Fethi Naci’ye hiç uymaz. Bir romancı ya da öykücüyü övdüyse nedenlerini belirtmiştir. Yazdığını kötü bulduklarını da, şahin olup romandan, öyküden kovmayı göze almıştır. Bunu hırçınlığından değil, yazınsal yaratıya duyduğu saygıdan yapmıştır. Edebiyat tarihimizin ilk sayfasında yer alması gereken “Türkiye’de eleştirmen yok da roman var mı” sorusunu da o sormuştur. Fethi Naci’siz bir edebiyat dünyası nasıl başıboş, nasıl boynu bükük!

SÜREYYA BERFE

Bir kültür gitti; birikim ve duyarlık gitti. İnsan, edebiyatçı, yayıncı Naci Abi’nin yerinin doldurabileceğini bilsem canım yanmaz.

ZEYNEP ORAL

Fethi Naci, yalnızca usta bir eleştirmen bir araştırmacı değildi. Sırça köşküne çekilip ahkâm kesen bir aydın hiç değildi... Olayların içinde yaşayan, bilimle sanatı bir arada yoğuran, çok yönlü bir insandı. Bu ülkenin politik kültürel evrelerini soluk alıp verir gibi izlemiş, özümsemiş, bunların analizlerini yapmış, edebiyatı toplumsal değişim ve gelişim içinde ele almış bir aydındı. Zengin bir dünya kültür birikimine sahipti. Çok çalışkandı. Eleştiri alanında sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen tek tük insanlardan biriydi. Çok uzun yıllar adeta tek başına sürekli üretti ve ürettiklerinden bir değil birkaç kuşak yararlandı... Ben de onun kitaplarından sonsuz yararlandım halen de yararlanıyorum. Benim en büyük şansım, çok uzun yıllar boyunca Fethi Naci’nin, yönettiğim Sanat Dergisine yazı yazması oldu. Dostluklarla, sevinçle, neşeyle, çağdaş ve evrensel değerlerle taçlanan eşsiz bir katkıydı bu. Derginin hem “star”ı, hem de “neferi”ydi… Eksikliği her daim duyulacak biri daha… Işığı bol olsun…

OKTAY AKBAL

Naci, elli yıllık dostumdu. Yıllardır hastaydı. Arada bir telefonda konuşuyorduk, ama son zamanlarda bu olanağı da yitirmiştik. Bir gün iyileşir umudundaydım. Naci için yazacak, anlatacak çok şey var. Yapıtlarıyla çağdaş edebiyatımıza büyük katkıları olan biri... Böyle insanlar ölmekle yok olmazlar. Naci, ödünsüz bir eleştirmeciydi. Değerlerin tanınması, sevilmesi, benimsenmesi için büyük uğraş verenlerdendi. Böyle bir dostu yitirmek büyük bir acıdır. Hele, o insan, çağdaş yazınımızın büyük bir kalem ustası ise...

SERVER TANİLLİ

Fethi Naci’nin ölümünü büyük bir kayıp olarak karşılıyorum. Candan bir dostu kaybetmenin acısını da buna eklemeliyim. Edebiyattaki eleştiri anlayışı; ‘toplumsal gerçekçi eleştirmen’dir. Bu anlayışla, Fethi Naci çağdaş edebiyatımızı yeni bir yere oturtmuştur. Onun eserlerini okumadan bir yere varamayız. Şimdi, ‘Türkiye’de Roman ve Toplumsal Değişme’ adlı eserini de hemen hatırladım. 60-70’li yıllarda onun kurduğu ‘100 Soruda’ adlı dizisi, bir kuşak yetiştirdi. Ben de oradan geliyorum. Büyük bir fikri miras bıraktı arkaya; unutulmayacak. Anısı önünde derin saygıyla eğiliyorum.

KONUR ERTOP:

Fethi Naci 1950’den sonraki edebiyatımızda toplumcu görüşle eleştirinin en başarılı ürünlerini vermiştir. Ataç’ın getirmiş olduğu geniş beğeni ve edebiyat bilgisine dayanan eleştiri anlayışı yerine 1950’lerde eleştiriyi nesnel temele oturtma çabaları görüldü. Fethi Naci ise bu görüşü toplumculukla birleştirdi. Onun yargıları insanın tükenmezliğine, yazarın iç dünyasının zenginliğine ve toplumsal konumu dikkatle değerlendirmeye dayanır. Çalışmaları boyunca romana ağırlık vermiş, Türk romanının toplumla derin ilişkilerini sergilemiştir. Yaşar Kemal’i, Sait Faik’i, Reşat Nuri Güntekin’i ele alan kitapları onun görüş zenginliğini yansıtır. Yapıtları edebiyatımıza zengin bir katkı oluşturmuştur. Genç eleştirinin ondan alacağı önemli dersler vardır.

‘O bir Marksistti’

YAŞAR KEMAL

Fethi Naci gelmiş geçmiş en büyük eleştirmenimizdi. Ondan önce başka eleştirmenler de vardı. Bunlardan biri Nurullah Ataç’tı, diğeri de Sabahattin Eyuboğlu. Onlar eleştiriden çok deneme yazarlarıydı. İkisi de Türkçenin ustalarıydı.

Fethi Naci bütün ömrünü yalnızca eleştiriye verdi. İyi bir şair, iyi bir hikâyeci baktı ki güme gidiyor, Fethi Naci onun değerini ortaya çıkarıyor, onunla sonuna kadar uğraşıyordu. Buna karşılık da bir kötü şair, bir kötü yazar, hakkından çok dile düşmüşse onun değersizliğini ortaya döküyordu. Çok kötüleri hiç yazmıyor, yok sayıyordu. Onun doğruluğundan dolayı sevmeyeni de vardı. Onun gelmiş geçmiş en büyük eleştirmenimiz olduğunu yazdığımda bana da kızan oldu. Ama benim yanlış yazdığımı, söylediğimi bir kişi yazmadı, söylemedi.

Fethi Naci kültürlü bir edebiyat ustasıydı. Çağımız edebiyatının gelişmesine çok yardım etti. Zalim hastalık yakasına yapışmasaydı daha da çok yardım edebilirdi.

O bir Marksistti. Sonuna kadar öyle kaldı. O yüzden de çok çekti. Türkiye İşçi Partisi’nin programını yapanların başlıcasıydı. Çünkü o parlak bir ekonomistti, sağlam bir bilim adamıydı. Düşüncelerini zenginleştirebilmek için çok iyi de Fransızca öğrenmişti. Bilim de onun bir gerçeğiydi, ancak koşullar onun düşüncelerini ortaya dökmesine elvermedi. Yazık.

MUSTAFA ŞERİF ONARAN

Fethi Naci genel çizgileriyle edebiyatımızın ayrıntılarına inen, iyi okuyan, iyi değerlendiren, dayanışma anlayışı gibi aldatıcı ilişkilere önem vermeden edebiyat eserinin hakkını veren; beğenisine, bilgisine, yargısına güvenilen bir eleştirmendi.

Okuduğu bir eserdeki dil bozukluğunu, kurgu düzensizliğini, mantık yanlışını gösteren; bu tutumuyla acımasız bir eleştirmen izlenimi bırakan bir yazardı. Günümüzde gönül alma yazılarıyla, yüzeysel değinmelerle yetinen yazarlara karşılık; eserlerinin değerlendirilmesini bekleyen gerçek eebiyatçılar Fethi Naci gibi usta bir eleştirmenin özlemini duyacaklardır.