Bistro, aslında çok belirgin özellikleri olan Paris kafe-barlarına verilen bir
isim.
Her ülkenin kendine göre ’demlenme’ adetleri ve mekanları vardır. Bizde
geleneksel içme yeri meyhanedir. İngiltere’de ise mahalle ’pub’lari (’pab’
okunur). Bu pub’lar, biraz alkol almadan birbirleriyle yakınlaşmakta zorluk
çeken İngilizlerin, sosyalleşme mekanlarıdır. Her mahallenin ’local pub’
adi verilen bir pub’ı vardır ve buralara genelde mahalleli rağbet eder.
Fransa’nın kuzeyinde havaların geregi,
insanlar kapalı mekanlarda içmeyi tercih eder.
Buralar İngiliz pub’larını andırsalar da
hiçbir zaman bir İngiliz pub’ına benzemezler.
Güney Fransa’nın sıcak iklimi nedeniyle,
içme keyfi açık hava mekanları olan
’terrasse’larda
tembellik ederek yaşanır.
Bistro ise Paris’in aynasıdır ve
tamamen Paris ile alakalıdır. Ayrıca, ’bistro’ kelimesi,
nitelikleri çok net olarak tanımlanmış olan
belli tarz bir içme mekanını ifade eder.
Bistro, Paris kültürünün önemli bir parçasıdır.
Nasıl ’meyhane’ İstanbul ile ilgili bir mekan türü
ve bir yaşam kültürü unsuru ise,
bistro ve Paris ilişkisi de aynıdır.
Bistro, Fransızca lisanında yalnızca tek bir anlam ifade eder:
Bar.
Yani, içilecek şeylerin içildiği bir mekan…
Ama Fransız kültüründe ’bar’ çok farklı bir anlam taşır.
Bir kez bistrolar, mahalle barlarıdır ve
mahalle hayatinin ritmine göre
günün farklı saatlerinde farklı insanlara farklı ürünlerle hizmet ederler.
KAHVE-KRUASANDAN APERATİF ZAMANINA
Gerçek bir mahalle bistrosunda,
hayat sabah saat altıda kahve-kruasan ile başlar.
Elbette bankonun üzerinde,
jetonlu telefonun yanında katlanmış olarak duran
tabloid
günlük gazetelerle.
Mahallelinin sabah kahvesini içip
günün ilk sohbetlerini yapacağı yerlerdir bunlar.
İlk şarapların ısmarlanmaya başlanacağı
sabahın ilerleyen saatlerinde ise
mutfakta artik bistro yemekleri tıngırdamaya baslar:
Boeuf
bourguignon
veya
blanquette de veau
ya da
soğan çorbası.
Öğle saatlerinde iste
kendilerine ’bistro yemekleri’ adı verilen ve
gerçek Fransız halk mutfağını temsil eden
bu taze, basit ve doyurucu bistro yemekleri
servis edilmeye başlar.
Her bistronun kendine has ’günün yemeği’
(plat du jour) vardır ve bu yemekler öğle vaktinde
servis edilmeye başlanır.
Ardından ’çalışan yemeği’ servisi.
Saat öğleden sonra üçe doğru
aperatif
zamanıdır.
Dörtten sonra ise,
okulların dağılması ile birlikte bistrolar
sıcak çikolata servis etmeye başlarlar.
Akşamları ise ağırlıklı olarak
’kafa çekme’ ritüeli yerleridir buralar.
Genelde kapanış saati olan 01.00’e dek süren
ve günün farklı saatlerinde, çok farklı müşteri segmentlerine yine
bambaşka servis paketleri sunan yerel,
kültürel, aile işletmeleridir bunlar.
Biraz hayal kırıklığı yarattım değil mi?
Zira bizler bistro deyince genelde
sosyetik mekanlar anlıyoruz?
Ama öyle değil.
BİR
RİVAYETE GORE ADI RUSÇA’DAN
Bugün neredeyse nesli tükenmekte olan
gerçek bistrolara
neden bistro ismi verildiğine dair de
son derece hoş hikayeler var.
Bu hikayeler arasında
en yaygın olarak bilineni şu:
Napolyon savaşlarını müteakip
Fransa’yı işgal eden Kazak askerleri
lokantalarda hep hızlı servis isterler ve
o nedenle de restoran sahibine
Rusça’da ’çabuk’ anlamına gelen
bystra
diye
seslenirlermiş. İşte bu ’bystra’ lafı, zamanla ’bistro’ haline dönüşmüş
ve gün içinde
farklı amaçlara yönelik hizmet sunan, şatafattan uzak bu ’hızlı’ servis anlayışı
özgün
Paris bistrosunu tanımlar olmuş.
Bugünün Paris’inde artık ne yazık ki
gerçek anlamda bistro sayısı epeyce azalmış.
Geçenlerde yayınlanan
"Authentic
French Bistros"
isimli
kitabın yazarları
oldukça ciddi bir araştırma yapmışlar ve
Paris’teki özgün bistroları tespit etmeye çalışmışlar.
Kıstasları ise gerçek anlamda bir jambonlu sandviç
(jambon-beurre) yapıp yapmadıkları olmuş.
Sonuçta topu topu elli tane gerçek bistro belirleyebilmişler.
ÇOĞU GÖÇMEN AİLELERİN ELİNDE
Bu bistroların bazıları, yemek konusuna
daha ağırlık vermiş olan yerler.
Bazıları ise hala eski zaman tarzını
sürdürmeye çalışan mekanlar.
Paris’te geri kalan bistroların çoğu
ya tarz değiştirmiş ya da ağır aile çalışma
koşullarının gereği olarak
göçmen aileler tarafından devralınıp işletilir olmuş.
Anlayacağınız, bugün Paris’te
kapısında bistro yazan yerlerin pek çoğunun
sahibi ya Kuzey Afrikalı ya da Uzakdoğulu göçmenler.
O yüzden siz, eğer bu nesli tükenmekte olan
gerçek Paris mekanlarını merak ediyorsanız,
adı geçen kitaptan derlemiş olduğum
bistrolara tez zamanda uğrayın.
Alabilirseniz, bu kitabi da mutlaka alin.
En iyi Paris bistrolari :
ÖZGÜN
PARİS BİSTROLARI
Le Bearn:
2, place Sainte-Opportune- 8, rue des Halles (1.arr), tel: 01.42369335
Bistrot Victoires:
6, rue de la Vrilliere (1.arr); tel: 01.42614378
Le Rubis:
10, rue du Marche-Saint-Honore (1.arr); tel: 01.42610334
Le Cochon a l’Oreille:
15, rue Montmartre (2.arr); tel: 01.42360756
Le Croissant:
146, rue Montmartre (2.arr); tel: 01.42333504
La Grappe d’Orgueil:
5, rue des Petits-Carreaux (2.arr); tel: 01. 40130017
Le Petit Vendome:
8, rue des capucines (2.arr); tel: 01.42610588
Le Tambour:
41, rue Montmartre (2.arr); tel: 01.42330690
Le Petit Fer a Cheval:
30, rue Vieille-du-Temple (4.arr); tel: 01.42724747
La Tartine:
24, rue de Rivoli (4.arr); tel: 01.42727685
Le Temps de Cerises:
31, rue de la Cerisaie (4.arr); tel: 01.42720863
Les Pipos:
2, rue de L’Ecole-Polytechnique (5.arr); tel: 01.43541140
La Verre a Pied:
118 BİS, rue Mouffetard (5.arr); tel: 01.43311572
Chez Georges:
11, rue des Canettes (6.arr); tel: 01.43267915
La Palette:
43, rue de Seine (6.arr); tel: 01.43266815
Chez Leon:
5, rue de L’İsly (8.arr); tel: 01.43874277
Le Beaujolais Drouot:
7, rue Rossini (9.arr); tel: 01.42460920
Le General La Fayette:
52, rue la Fayette (9.arr); tel: 01.47705908
La Laffitte:
43, rue Lafitte (9.arr); tel: 01.42800766
La Patache:
60, rue de Lancry (10.arr); tel: 01.42081435
La Petite Porte:
20, boulevard Saint-Martin (10.arr); tel: 01.40185631
Le Bistrot du Peintre:
116, avenue Ledru-Rollin (11.arr); tel: 01.47003439
Bistrot Melac:
42, rue Leon-Frot (11.arr); tel: 01.43705927
Charbon Escalier:
6, rue Emile-Lepeu (11.arr); tel: 01.43715618
Le Clown Bar:
114, rue Amelot (11.arr); tel: 01.43558735
Le Leche Vin:
15, rue Daval (11.arr); tel: 01.43559891
Le Baron Bouge:
1, rue Theophile-Roussel (12.arr); tel: 01.43431432
Le Bihan Cafe:
4, rue de Bercy (12.arr); tel: 01.40190995
Le Bistrot Paul Bert:
18, rue Paul-Bert (12.arr); tel: 01.43722401
Chez Gladines:
30, rue des Cinq-Diamants (13.arr); tel: 01.45807010
Au Vin des Rues:
21, rue Boulard (14.arr); tel: 01.43221978
Aux Cent Kilos:
71, rue Brancion (15.arr); tel: 01.48281742
Au Roi du Cafe:
59, rue Lecourbe (15.arr); tel: 01.47344850
Aux Sportifs Reunis:
75, rue Brancion (15.arr); tel: 01.48286100
Le Breguet:
72, rue Falguiere (15.arr); tel: 01.42799700
Le Cafe Antoine:
17, rue La Fontaine (16.ar); tel: 01.40501430
Le Cyrano:
3, rue Biot (17.arr); tel: 01.45225334
L’Alibi:
11. rue Lapeyrere (18.arr); tel: 01.42522350
Au Bon Coin:
49, rue des Cloys (18.arr); tel: 01.46069136
Au Reve:
89, rue Caulaincourt (18.arr); tel: 01.46062087
Buvette Boivin:
14, rue Germain-Pilon (18.arr); tel: 01.42643869
Chez Ammad:
18, rue Veron (18.arr); tel: 01.46064099
La Chope de Chateau Rouge:
40, rue de Clignancourt (18.arr); tel: 01.46062010
La Divette de Montmartre:
136, rue Marcadet (18.arr); tel: 01.46061964
La Pomponnette:
42, rue Lepic (18.arr); tel: 01.46060836
La Renaissance:
112, rue Championnet (18.arr); tel: 01.46060176
Bar Fleuri:
1, rue du Plateau (19.arr); tel: 01.42081338
La Cafe Parisien:
2, place Rhin-et-Danube (19.arr); tel: 01.42060275
Lou Pascalou & La Boulangerie:
14, rue des Panoyaux (20.arr); tel: 01.46367810
Le Piston Pelican:
15, rue de Bagnolet (20.arr); tel: 01.43703500
Kaynak:
F. Thomazeau & S. Ageorges- Authentic Paris Bistros, The Little Bookroom, New
York, 2005. (’Au Vrai Zinc Parisien’, Editions Parigramme, Paris).