|
İran'da
kadın olmak zor zanaat
Geçtiğimiz Nisan ayında
'ahlak polisi,' bu türden 'sakıncalı' kıyafet sahibi binlerce kadını uyarmaya,
yüzlercesini gözaltına almaya başladığında, daha önceki yıllara göre daha da
artmış bir ısrar ve 'devlet ciddiyetinin' hakim olduğu görüldü.
yazının tamamı
için
ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜNDEN
ACİL EYLEM ÇAĞRISI
(09.04.2007)
Sudan
: Ölüm cezası/Yasal kaygı:
SUDAN Sadia
Idriss
Fadul (K), 22 yaşında;
Amouna
Abdallah
Daldoum (K), 23 yaşında. Batı
Sudan'da Darfur
bölgesindeki iki kadın Sadia
Idriss
Fadul ve
Amouna
Abdallah
Daldoum, zina yaptıkları
gerekçesiyle suçlanmalarının sonrasında taşlanarak ölüm cezası (recm)
riski ile karşı karşıyalar. Cezaları herhangi bir zamanda uygulanabilir.
Fur etnik grubundan olan
Sadia
Idriss
Fadul, 13 Şubat'ta taşlanarak
ölüm cezasına çarptırıldı. Tama etnik grubunun üyesi
Amouna
Abdallah
Daldoum, 6 Mart'ta
cezalandırıldı. Her iki kadın da merkez Sudan'da
Gazira eyaletindeki
Managil ilinin ceza mahkemesi tarafından zina
yapmakla suçlandılar. Gelen raporlara göre, kadınlar mahkeme boyunca bir avukat
tarafından temsil edilmediler ve Darfur'daki
etnik gruplarının ana dilini kullanarak kendilerini savunamadılar. Yargılama
Arapça sürdürüldü ve her iki kadına tercüman sağlanmadığı bildirildi. Kadınlar
cezalarına karşı temyiz yoluna henüz kullanmadılar...

8 MART, 1 MAYIS DEĞİL
8
Mart bir “Kadın 1 Mayıs”ı olarak doğmuştu, ama bugün vardığı içerik daha
doğrudur. 1 Mayıs kadın veya erkek tüm emekçilerin bayramıdır, sınıf
karakterlidir, tekrarlarsak, işçi ve emekçi sınıflardan tüm kadınların
kendilerini 1 Mayıs’ın mücadele ruhunda erkeklerle birlikte görmeleri
yeterlidir. Bugün, 8 Mart ise; cinsiyet karakterlidir, hangi sınıf ve
katmandan olursa olsun tüm kadınların günüdür.
Yalçın Yusufoğlu'nun yazısı
için
|
Kadınların
Sesine Kulak Verin
Bizimle bu
mücadeleye var mısınız? Biz, kadınlar ve herkes için, eşitlik, adalet ve
gerçek bir demokrasi için mücadele etmeye çalışıyoruz. Siz olmadan
yapamayız!
duyurunun tamamı için |
Gelenek ve Önyargı Kadının Çalışmasına Engel
DİSK'in araştırmasına göre, Türkiye'de ücretli çalışan kadınların iş
yaşamlarını terketme yaş sınırı 31, AB ülkelerinde ise 39. Araştırmada,
kadınların ev yükünün azalmasıyla iş yaşamlarının uzayacağı belirtiliyor.
yazının tamamı için
KADIN
ve ŞİDDET
(www.bigglook.com
sayfasından alınmıştır)
Uluslararası Af Örgütü'nün hazırladığı "Yok Edilen Kadınlar"
adlı raporda dövülen, tecavüze uğrayan çok sayıda kadın ve genç kızın
tanıklıklarına yer verildi.
Uluslararası Af Örgütü hazırladığı raporda her 5 kadından
birisinin işkence gördüğünü bildirdi.
yazının tamamı için
|
İslam Cumhuriyeti ve Cinsel Ayrımcılık
Evrensel kadın haklarıyla ne demek istiyoruz? Kısaca kadınların
dinleri, ırkları, kültürleri ve uluslarından bağımsız olarak aynı
haklara sahip olması gerektiğini söylüyoruz. Bir kadını yaşadığı
ülkenin egemen kültürü, dini veya politik sistemine veya doğduğu
ülkeye referans yaparak özgürlük ve eşitlikten yoksun bırakmak
doğrulanamaz ve kabul edilemezdir. Örneğin İslam tarafından yönetilen
ülkelerde kadınlar birçok haktan yoksundur.
yazının
tamamı için
|

BM tarafından yapılan bir araştırmaya göre;
1. Dünyadaki işlerin yüzde 66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak yüzde 10’una
sahipler.
3. Dünya’daki mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler.
4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin yüzde 34’ü erkekler tarafından
görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin yüzde 90’ına ve toplam
mal varlığının yüzde 99’una sahipler.
|
Türkiye’de hala kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle
evlenirken, yüzde 20’si nikahsız yaşıyor, 100 kadından 2’si
yükseköğrenim görüyor. Türkiye'de 8 milyon kadın okuma-yazma
bilmiyor, eğitim gören 100 kadından ise sadece 2 tanesi
yükseköğrenim görüyor. Kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle
evlenirken, yüzde 30’unun dini nikahla, yüzde 20’sinin ise nikahsız
yaşıyor.
- Şehirlerde evli kadınların
yüzde 18’i, köylerde de yüzde 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
- Kadınların yüzde 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle
karşılaşıyor.
- Aile içi suçların yüzde 90’ını kadına karşı işlenen suçlar
oluşturuyor |
|
|
8 MART DÜNYA KADINLAR
GÜNÜ
8 Mart 1857’de
Chıcago’lu kadınlar
daha iyi iş koşulları için mücadele bayrağını açtılar. Günde 15- 16 saat
kadar çalıştırılıyorlardı çünk ü. Talepleri : 10 saatlik iş günü, daha iyi
iş koşulları ve daha iyi ücretti.
Amerika'nın Chicago kentinde on
binlerce kadın yürüyüşe geçti. Bu grev zor kullanılarak bastırıldı. Çıkan
olaylarda birçok kadın öldü, birçoğu tutuklandı.
Kadınlar bundan yaklaşık 50 yıl
sonra 8 Mart 1908’de yine Chicago da yürüyüşe geçtiler. 50 yıl önceki
taleplerine yenilerini de eklediler ; 8 saatlik iş günü, oy hakkı ve
çocuk emeği ile ilgili yasa gibi..Direniş kanla bastırıldı. 140 kadın
öldürüldü bir çoğu tutuklandı..

Clara
ZETKİN 1910 yılında
Copenhag’daki kadın konferansında öldürülen kadınların anısına, 8
Martların “DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” olarak kabul edilmesini 2.
Enternasyonale önerdi. Bu öneri kabul edildi.
1977 yılında ise Birleşmiş
Milletler Genel Asamblesi’ne 8 Martın “
Dünya Kadınlar Günü” olarak
kabul edilmesi önerildi. Bu öneri de kabul edildi.

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ TARİHÇESİ
Türkiye'de 8
Mart Kadınlar Günü
İlk kez 1921 yılında
"Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında
daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler
Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye
1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört
yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri
tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.
Kadınlar 80'li
yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da,
küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın
kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha
geniş bir katılımla kutlanılır oldu.
Faşizm
kadına düşman
'Kadının kendini yadsıması" işte Nazilerin
önümüze sunduğu. Onlara göre kadın, Yahudiler gibi "öteki ırk"tır. Görevi
üstün ırkın kan saflığını yani üremesini sağlamak. Tıpkı
Musollini'nin
faşizmi gibi. Musollini kadınlar için bir kamu topluluğu statüsü
yaratarak, kadının devlete ait olduğunu onayladı.
Faşizm hızlı bir tempo içinde kadını
farksızlaşmış bir örnek kitle haline getirmek için siyaset ve iş
yaşamından dışladı. 1930'lardaki dünya ekonomik bunalımında
Mussolini,
'erkeğin ekmeğine el uzatan hırsızlar, erkek kısırlığının suçluları'
olarak gördüğü kadınları çalıştıkları işlerden ayrılmak zorunda
bırakmıştır.
Faşist düzen içinde kadın bir sömürü
kategorisinin içine girmektedir. En önemli yükümlülüğü anneliktir. Örnek
bir çoğaltıcı rolü vardır. Yani, bir çeşit özel mülkiyet konusu olacak bir
durumdadır.
Faşizmde kadının yeri bu olduğuna göre, şöyle
bir sonuç çıkıyor ortaya: Kadın, burjuvalara ve küçük burjuvaya aittir.
Yani bir maldır.
Faşizm kadınları mutfak, çocuk ve kilise
arasında köleleştirmeye çalışmış ve kadınların tüm kazanımlarına
saldırmıştır.
İşçi sınıfının en amansız düşmanı olan faşizm
aynı zamanda ırkçı ve kadın düşmanıdır.. Faşizmin arkasında kanlı bir
tarih var. Tırmanan faşist tehdidin her yerde teşhirini yapmak ve faşizme
karşı en geniş mücadele birliğini oluşturmak önümüzde duran en önemli
görev.

|
|
haberler /yorumlar
*Tesettür?..
İ.Selçuk
*Bugün
Dünya Kadınlar Günü
*SODEV'in
açıklaması
*SODEV
Gençlik açıklaması
*DİSK'li
kadınlar: 8 Mart'ta alanlardayız
*Neyi
kutluyorlar? O.Gönensin
*Örtü
özgürlük getirmez
*8
Mart'ta kadına hak yerine tırpan
*İlerlemiyor,
daha geriye gidiyor
*Berdeli
kabul etmedi 17 yaşında öldürüldü
*Türkiye
kadına karşı şiddette birinci çıktı
*Kadınlar
için başvuru rehberi
*Kadına
şiddet her yerde
S.Çaycı |