|
İRAN’DA
İDAM SEZONU
03.08.2008 Milliyet
İran’da önceki gün idam edilen 10 kişinin
ardından, dün de İslami rejimin değerlerine karşı suçları yargılayan bir
yargıcı öldürmekten hükümlü iki kişi, ’ABD’ye ölüm’ sloganlarıyla
Tahran’da asıldı.
haberin ayrıntısı
için
|

10 ARALIK
DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ
1948’de kabul edilen
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, “insan
haklarının anayasası” olarak tanımlanır. İnsanın doğuştan sahip olduğu
kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar, her insanın yasa önünde eşit olduğunu,
işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan
eder. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda uluslararası
toplum tarafından sürdürülen çabalara yol gösterici işlevini bugün de
sürdürür. 1948’de kabul edildiği tarih 10 Aralık her yıl
Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.
BM’nin altı temel insan hakları sözleşmesi vardır:
Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi
İşkenceye Karşı Sözleşme
Irk Ayrımcılığının Önlenmesi Sözleşmesi
Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi
Çocuk Hakları Sözleşmesi
Türkiye, Birleşmiş Milletler çerçevesinde oluşturulan temel insan hakkı
sözleşmelerini tümüne taraftır.
Günün anlam ve önemi
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca kabulünün 57. yıldönümü olan bu gün
yüzyıllar boyunca süren bir mücadelenin ürünü olarak, insanların
doğuştan ve eşit bir biçimde sahip oldukları hakları ifade eden
uluslararası bir belgenin kabul edilişinin kutlandığı bir gündür.
İnsan hakları niçin önemlidir?
İnsan hakları sorunu, bütün ülkelerin gündemindedir. Bütün ülkelerin
hükümetleri, insan hakları ihlallerine meydan vermemeyi başlıca görev
olarak kabul etmek durumundadır. Ancak insan haklarının korunması
görevi, sadece Hükümetlerin başarabileceği bir iş değildir. Bu görev,
bütün kuruluşların, bütün insanların işbirliğini gerektirmektedir. Bu
çerçeve içerisinde, insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam
olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun
toplumda ve bütün insanlarda bulunması büyük önem taşımaktadır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamenin tarihi
Birleşmiş Milletler bünyesinde 1946 yılında insan haklarının
geliştirilmesi amacıyla bir İnsan Hakları Komisyonu oluşturulmuştur.
Kendi inisiyatifiyle veya Genel Kurul ve Konseyin istemi üzerine
harekete geçebilen bu komisyonun görevi, insan haklarıyla ilgili her
konuda inceleme ve tavsiyelerde bulunmaktı.
Birleşmiş Milletler Antlaşmasında önemli bir yer tutan insan hakları,
ilk kez 10 Aralık 1948 tarihinde BM Genel Kurulunca kabul edilen “İnsan
Hakları Evrensel Bildirgesi” ile özel bir düzenlemeye konu olmuştur.
Çağdaş insan hakları anlayışını yansıtacak ve tüm Birleşmiş Milletler
üyesi devletler için geçerli standartları içeren bir belgeye duyulan
ihtiyaç sonunda bu metin ortaya çıkmıştır. 1946 yılında kurulan İnsan
Hakları Komisyonu öncelikli çalışma konusu olarak böylesine bir
uluslararası belgenin hazırlanmasını kararlaştırmıştır. Bildirgenin
hazırlanması sürecinde kişilere tanınacak hakların listesi ve insan
hakları konusundaki uluslararası denetimin ulusal egemenlik karşısındaki
gücü ve etkinliği konularında Genel Kurulda önemli tartışmalar
yaşanmıştır.
Evrensel Bildirgenin ilanından sonraki yıllarda tüm dünyada insan
hakları ihlallerinin önlenmesine yönelik uluslararası mekanizmalar
oluşturulmuş ve işletilmeye başlanmıştır. Öyle ki artık insanlık suçu
işleyenlerin yargılanabileceği uluslararası mahkemeler oluşturulması
aşamasına ulaşılmıştır. Tüm bu gelişmelerin anlam ve öneminin Dünya
kamuoyunca paylaşılması, insan haklarının korunması ve güvence altına
alınması konusunda tüm Dünyada insanların bilgilendirilmesi, insan
hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla Evrensel Bildirge’nin
kabul edilişinin yıldönümü olan 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü
olarak kutlanmaktadır.

ÖLÜM CEZASI İNSANLIK
DIŞIDIR !
Türkiye bu ayıptan kurtuldu. Ama dünyanın birçok ülkesinde insan
hayatına kasteden ceza yöntemleri sürdürülüyor. İdam cezası tüm dünyada kaldırılmalıdır.
ABD en çok idam
eden ülkelerden
ABD 1976'da yasağı
kaldırdığından beri 1000. mahkûmu idam etti. Vietnam savaşı sonrası
travma geçirirken çifte cinayet işleyen Boyd, üç iğneyle öldürüldü. ABD,
en çok idam eden dördüncü ülke.
yazının tamamı için
Yargıtay: İşkence insanlık suçu
(Aşağıdaki karar 2002 yılında alınmıştı ama işkencenin
kökü hala kazınamadı)
"İnsan hakları yüzyılın en önemli konusudur" diyen Yargıtay, işkencenin
insanlığa karşı işlenen bir suç olduğuna karar verdi. Türkiye'de ilk kez
işkence bu denli üst düzey bir mahkeme tarafından kesin bir dille mahkum
edildi. Karar Avrupa Birliği üyeliği yolunda yürüyen Türkiye için
uluslararası anlaşmaların gereğini yerine getirdiğinin ipucu olarak
yorumlandı.
Mersin 2 Ağır Ceza Mahkemesi'nde, bir sanığa suçunu söyletmek için işkence
yapmaktan yargılanan iki polis ve bir doktor hakkında açılan davada Yargıtay
8. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını oybirliği ile bozarak tarihi bir
karar verdi.
İnsan haklarının yüzyılın en önemli konularından biri olduğu belirtilen
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararında, insanın içindeki bazı dürtülerin
ağır basması ya da dışa yansıyan davranışlarını denetleyememesi sonucu
şiddete başvurabildiği kaydedildi. Kararda, şöyle denildi:
"Uygarlığın gelişmesi ile insanlık bir takım manevi değerlere ulaşmış, insan
ve onuru kutsal bir varlık olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle insan
haklarının en üst düzeyde korunması, insan onuruna gereken değerin verilmesi
büyük önem arzetmekte olup, bu husus ancak adaletin herkesin güven
duyabildiği bir şekilde gerçekleştirilmesi ile mümkün olabilir. İnsan
hakları, ayrım gözetilmeksizin sahip olunan hakların tümünü kapsar. Bu
nedenle ve tek cümle ile işkence suçu insanlığa karşı işlenen bir 'insanlık
suçu'dur. Anılan suç bu niteliği ile itibarıyla da evrensel birçok
sözleşmeye konu oluşturmuştur."
 |
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
Genel Kurul,
Toplumun her bireyi ve her organının bu Bildirgeyi sürekli olarak gözönünde
bulundurarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı
geliştirmeye ve ulusal ve uluslararası geliştirici önlemlerle gerek üye
Devlet halkları, gerekse bu Devletlerin yargı yetkisi içindeki ülkelerin
halkları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde tanınıp
gözetilmesini sağlayamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar
için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini
ilan eder.
insan
hakları evrensel beyannamesi
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ
Aşağıda imzası bulunan Avrupa Konseyi üyesi hükümetler,
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık
1948’de ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ni,
Bu Bildiri’nin, metninde açıklanan hakların her yerde ve
etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamayı hedef aldığını,
Avrupa Konseyi’nin amacının, üyeleri arasında daha sıkı
bir birlik kurmak olduğunu ve insan hakları ile temel özgürlüklerinin
korunması ve geliştirilmesinin bu amaca ulaşma yollarından birini
oluşturduğunu göz önüne alarak,
Dünyada barış ve adaletin asıl temelini oluşturan ve
sağlanıp korunabilmesi, her şeyden önce, bir yandan da insan hakları
konusunda ortak bir anlayış ve ortaklığa saygı esasına bağlı olan bu temel
özgürlüklere derin inançlarını bir daha tekrarlayarak,
Aynı inancı taşıyan ve siyasal gelenekler, idealler,
özgürlüklere saygı ve hukukun üstünlüğü konularında ortak bir mirası
paylaşan Avrupa devletlerinin hükümetleri sıfatıyla, Evrensel Bildiri’de yer
alan bazı hakların ortak güvenceye bağlanmasını sağlama yolunda ilk adımları
atmayı kararlaştırarak;
Aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır:
sözleşmenin
tamamı için

İnsanın insan
olmaktan doğan hakları
1215 yılında İngiltere Kralına kabul ettirilen bildirge,
Magna Charte (Magna Karta) İnsan Hakları kavramının ilk belgesi sayılır.
İnsan hakları konusunda yayınlanan bir diğer önemli bildirge, Amerika'da
yayınlanan Bağımsızlık Bildirgesi'dir.
Özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen
Fransız Devrimi'nden sonra yayınlanan "İnsan Hakları Bildirgesi"nde
gerçek yerini alacaktır.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, devletler; bireylere tanınan hak ve
özgürlüklerin güvence altına alınması gerçeğinde birleştiler. Çünkü,
insanlar özgür olmazlarsa savaşlar sürüp gidecek bu da uygarlıkların
sonunu getirebilecekti.
İnsanın değişimi ve gelişmesinin sonucunda 10 Aralık 1948 yılında
yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi doğmuştur. Türkiye,
Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan
hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştu.
İnsanın bu noktaya varmak için verdiği
mücadelenin temelinde düşünülebilmesi yatıyor. İnsanı insan yapan en
büyük değerlerden biridir düşünebilmek. Bu nedenle, özgürce düşünme
hakkı, yaşama hakkından sonra gelen en önemli haklardan biridir. Böylesi
hak ve özgürlükleri yaşayan bireylerden oluşan bir toplumda
haksızlıklardan, eşitsizliklerden, adaletsizliklerden söz edilebilir mi?
İnsan hakları ihlallerinden de...
İnsanın en önemli hakkı yaşama hakkıdır.
Yaşama hakkını düşünme, eğitim-öğretim, çalışma, iletişim... hakları
desteklemektedir. Tüm bunlar da eğitim hakkıyla beslenebilir. İnsanı
haklarının bilincine ve sorumluluğuna vardırmak herkesin görevi
olmalıdır.
ULUSLARARASI KURULUŞLAR ve İNSAN HAKLARI
BM - Avrupa Konseyi - AGİT
İnsan Hakları Sayfaları
TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI
http://www.tihv.org.tr/
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
http://www.ihd.org.tr/
BİLGİ ÜNİVERSİTESİ
İnsan Hakları Merkezi
http://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/
ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ
http://www.amnesty.org.tr/ |