İddia: Ölüm nedeni işkence
Mustafa Kükçe, hırsızlık iddiasıyla
gözaltına alındı. Üç karakol gezdirildi. Tur bittiğinde ayakta duramıyordu.
Vücudundaki darp izleri doktor raporuyla belgelendi. Ümraniye Cezaevi'ne geldiği
ilk gün yaşamını yitirdi
İSMAİL SAYMAZ - ERTUĞRUL MAVİOĞLU
22-06-2007 Radikal
İSTANBUL - "Dizlerinde şişmiş ve açılmış yaralar
vardı. Sol arka omzunda yara ve sağ boşluğunda kan toplamış şişlik gördüm.
Ellerinin ucu simsiyahtı. Kollarında izler vardı. Hayalarından biri patlamıştı.
O an aniden kalbim sıkıştı."
Ali Yılmaz, 15 Haziran'da Acarlar Karakolu'nda sapasağlam gördüğü 24 yaşındaki
amcasının oğlu Mustafa Kükçe'yi bir gün sonra Haydarpaşa Numune Hastanesi'nin
morgunda bu halde buldu. Ailesi, Mustafa Kükçe'nin işkenceyle öldürüldüğünü
ileri sürerken Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'ölü muayene tutanağının' bu
iddiayı doğruladığı öğrenildi.
Mustafa Kükçe, Çekmeköy'de iki katlı, sıvasız bir eve yerleşen, Tokatlı Alevi
bir ailenin çocuğu... Askere gitmeden teyzesinin kızı Sevda'yla evlendi. Üç yıl
önce askerden dönüp şoförlüğe başladı. Üst katta, seyyar satıcı babası Adem, alt
katta kendisi oturuyordu. İki çocuğu vardı: Üç yaşındaki Devran ve bir yaşındaki
Ozan.
Karakola sağlam girdi
Kükçe savcılıktaki ifadesine göre, 14 Haziran'da üç arkadaşıyla bir inşaattan
'jantlarıyla' birlikte üç lastik aldı. Polis takip etmeye başladı. Arkadaşları
kaçtı, güvenlik güçleri Kükçe'yi yakaladı. Kükçe, Sarıgazi'de yakalanıp önce
Dudullu, sonrasında da Acarlar Karakolu'na götürüldü. Haberi duyan ailesi kapı
önüne geldi. Kayınpederi Ali Elver, nezarete girip damadıyla görüştü: "Sağlığı
yerinde görünüyordu."
Gazi Alver'e göre Kükçe, bir gün sonra 11.00 sularında karakoldan çıkarıldı:
"Elleri kelepçeliydi ama sapasağlam yürüyordu. 'Beni dövmediler' dedi."
Kükçe'nin kayınvalidesi Emine Alver'e göre, 'biri kilolu, biri kısa boylu iki
sivil polis arasında' karakoldan çıkıp Çakmak Karakolu'na götürüldü. Ali Yılmaz
ve diğer akrabalar bu karakolun önüne geldi: "Mustafa'yı görmek istedik. Bize
'Pis Çingeneler', 'Pis Aleviler' diye hakaret ettiler. Sonra da yumrukla
vurdular."
Aile, Kükçe'nin 19.00'da savcılığa çıkarılacağını öğrenince Ümraniye Adliyesi
önünde toplandı. Adliyenin önünde bulunan Ali Yılmaz'a göre Kükçe, dört resmi
polisin kolları arasında savcılığa çıkarıldı: "Elleri kelepçeliydi.
Yürüyemiyordu. Yüzünde darp izi yoktu ama çok kötü görünüyordu. Köpek ölüsü gibi
sürüdüler."
Kükçe, çıkarıldığı savcılık tarafından tutuklanması istemiyle hakime sevkedildi.
Çıkışta, annesi Gülbeyaz, oğlunun yanına gitti: "Ana ağlama, peşimden gel,
dedi. Mahkeme önünde ölü gibiydi."
Fotoğrafı çekildi
Kükçe, Ümraniye Cezaevi'ne gönderildikten bir gün sonra Haydarpaşa Numune
Hastanesi'nden acı haber geldi. Morga giren Mustafa Kükçe'nin bacanağı Oktay
Ergöçer, işkence izlerini belgeleyebilmek için cep telefonuyla fotoğraflar
çekti.
Mustafa Kükçe, 17 Haziran'da Çakmak Mezarlığı'nda defnedildi. Kükçe'nin ailesi,
çocuklarının polis işkencesi sonucu öldürüldüğünü düşünüyor, suç duyurusunda
bulunmaya hazırlanıyor.
Soruşturma başlatan Ümraniye Başsavcılığı yetkilileri, Kükçe'nin dosyasında
birden çok sağlık raporu bulunduğunu, mahkemeye çıkmadan önceki son raporunda,
darp izine rastlanıldığını belirtti. Bir yetkili, "Cezaevinde sabah sayımına
katılmayınca olay anlaşıldı. Hastaneye götürüldü" dedi. Ümraniye Cezaevi
yetkilileriyse hapse girdiği sırada Kükçe'nin vücudunda ekimozlar (kanamaya
bağlı büyük leke ve çürük) bulunduğunu vurguladı.
CMUK'tan Mustafa Kükçe'ye atanan avukat Abdulaziz Levent de müvekkilinin
savcılıkta sağlıklı görünmediğini söyledi: "Polislerin kollarında getirildi.
Ayakta durmakta zorlanıyordu. İfadesini oturarak verdi. Savcı, 'Dövdüler mi
seni' diye sorunca 'Tansiyonum var' dedi. Kötü görünüyordu."
Acarlar ve Çakmak karakolu yetkilileri sorularımızı yanıtsız bıraktı.
'Sıfır tolerans'la dayak olayları arttı
Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu (PVSK) değiştirilerek polislere daha fazla
yetki tanınırken, özellikle Taksim ve Beyoğlu'nda işkence ve kötü muamele
iddiaları da artış gösterdi. Son 1.5 ay içerisinde savcılığa intikal eden
olaylar şöyle:
22 Mayıs: Taksici Engin Topal ve Topal'ı döven polislere itiraz eden Ali
Bakça, tahta cop, yumruk ve tekmelerle dövüldü.
26 Mayıs: Ferhat Yalçınkaya, Galatasaray Meydanı'nda çıkan bir tartışma
sonrasında kimliği olmadığı ve üzerinden bıçak çıktığı gerekçesiyle alınıp tahta
coplarla dövüldü, yüzüne sprey sıkılıp Yedikule'ye atıldı.
5 Haziran: Transeksüel Esmeray, evine gitmek üzere Beyoğlu Emniyet
Müdürlüğü önünden geçerken "Buradan geçmek yasak" diyen iki polis tarafından
dövüldü.
8 Haziran: Cumhuriyet Caddesi'nde trafik kontrolü sırasında gözaltına
alınıp Taksim Polis Merkezi'ne götürülen işadamı Sezai Yakar, burada dövüldü.
Yakar'ın burnu ve eli kırıldı.Tüm mağdurlar şikâyetçi oldu.