Türkiye Sakatlar Derneği
BASINA VE KAMUOYUNA
10-16 MAYIS 2006 SAKATLAR HAFTASI
Bu tarih bizlere pek yabancı gelmiyor.biz engelliler her yıl 10-16 Mayıs ve 3
Aralık tarihlerini unutamıyoruz . Bazıları bu tarihlerde bizler için şenlikler
düzenlerler, kutlamalar yaparlar . Oysa ki bu sevinci bu kutlamayı
düşüncelerimizde ve yaşamımızda bulamamaktayız. Niye diyecek olursanız; Nüfusun
% 12.29'un sakat kabul edilen toplumun içersinde nasıl yaşadığımızı nelere
rağmen yaşadığımızı düşünürsek; düşünmekle kalmayıp yaşadığı toplumdan sorumlu
bir birey olarak yaşadıklarımızı eğer bir de gözlemleye bilirsek neyi nasıl
söylemek istediğimiz daha iyi kavranacaktır.
Sosyal yaşamda; Eğitimde, Çalışma hayatında, Sağlık sorunlarında ve Örgütlenme
biçimlerinde yaşadığımız toplumun neresindeyiz ?
1960 Yılından beri sürdürmüş olduğumuz yoğun mücadeleler sonucunda kapsamlı ve
bütünlüklü bir Özürlüler Yasası nihayet 2 Temmuz 2005 tarihinde TBMM tarafından
kabul edilerek, 7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yasanın yürürlüğe girişinin üzerinden 10 ay süre geçmiş olmasına rağmen, Görme
Engellilerin Noterlerde yada Bankalarda yaptıkları işlemlerde bu işlemlerin
geçerli olabilmesi için istenen iki tanık zorunluluğu kaldırıldığı halde, kimi
noterler ve bankalar eski alışkanlıklarını sürdürmekte; Görme Engelli
yurttaşları rencide etmeye ve sıkıntıya sokmaya devam etmektedirler.
Türk Ceza kanununun ayrımcılık başlıklı 122. Maddesine Özürlülük ibaresinin
eklenmesi ile elde edilen ayrımcılık durumları karşısında suç duyurusunda
bulunma hakkı, hukukumuzda ve yeni çıkarılan Özürlüler Yasasında ayrımcılığın
tanımı yapılmadığı için kullanılamamakta; Bu çeşit suç duyurularında savcılıklar
takipsizlik kararı vermektedirler.
Özürlüler yasası ile getirilen ve önemli kazanımlar olarak gördüğümüz
erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik, mimari engellerin; 2022 Sayılı yasaya göre
Özürlü maaşlarının anlamlı bir oranda artışı Sosyal Güvenlik kuruluşlarına tabi
olmayan, özürlülere ücretsiz bakım ücreti sunulması gibi hususlar, yasanın
öngördüğü yönetmelikler henüz çıkarılamadığı için uygulanamamaktadır.
Bu haliyle Özürlüler Yasası ile elde ettiğimiz kazanımlar işlevsiz kalmakta;
Sakatlar toplumunda ortaya çıkan umutların boş olduğuna ilişkin bir ruh hali
yayılmaya başlamaktadır.
Bu nedenlerle bu yıl ki Sakatlar Haftasının gündemini Özürlüler Yasasının en
temel eksiklikleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda aşağıda sunduğumuz hususların
hükümetçe dikkate alınmasını ve ivedilikle yasal değişiklikler yapılmak sureti
ile giderilmesini talep ediyoruz.
1) Ya Özürlüler yasası içerisinde ayrımcılık ve ayrımcılığın çeşitli türleri
tanımlanmalı ya da ayrımcılığın bütün boyutlarıyla ele alındığı ayrı bir
ayrımcılık yasası çıkartılmalıdır.
2) Yargı organlarının ve savcılıkların ayrımcılıkla ilgili sorunlar önlerine
geldiğinde başvurabilecekleri veya görüş alabilecekleri bir merci
bulunmadığından ayrımcılıkla ilgili davalar sonuçsuz kalmakta; Bu ise giderek
ayrımcılıklar ilgili son derece sınırlayıcı yargı kararlarının ve işçi hakların
ortaya çıkmasına yol açma riskini beraberinde getirmektedir. Bu nedenle Sakatlar
alanında bilgi ve deneyim sahibi kişilerden oluşan Sakat Hakları izleme
komitesinin veya benzeri bir kurumun kurulması; aynı zamanda Sakatlar konusunda
bilirkişi niteliğindeki bu kurulun verdiği görüşlerin yargı kararlarına esas
oluşturulması sağlanmalıdır.
3) 5378 sayılı Özürlüler Yasasının öngördüğü 16 Yönetmelikten bu güne kadar
ancak 5 tanesi çıkarılmıştır. Yaşamsal önemdeki yönetmeliklerin pek çoğu henüz
yürürlüğe girmemiştir. Yasa ile getirilen haklarımızın uygulamaya konulabilmesi
için bu yönetmeliklerin gereksinimlerimize karşılık verecek bir biçimde
ivedilikle çıkartılması sağlanmalıdır.
ONURLU VE İNSANCA BİR YAŞAM İÇİN EL ELE