Engelliler Haftasının gündemi "Özürlüler Yasası"ndaki eksiklikler. Sakatlar Derneği Başkanı Boyraz: 'Engelli asansörüne bütçe yok' diyenler İstanbul'u laleyle donatıyor", İHD sözcüsü Taştan: Engelli hak savunuculuğu ekonomik temelli olmaktan çıkmalı.
BİA
Haber Merkezi
11/05/2006 Emine ÖZCAN
BİA
(İstanbul) - Türkiye nüfusunun 8'de birinin temel sorunu eşit yurttaşlar
olduklarını diğer yurttaşların ve devletin de kabullenmesini sağlamak. Türkiye
Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz,
"Öncelikli sorunumuz hala gündelik yaşam alanında sakat olmayanlar kadar var
olabilmek. Kanun var ama kâğıt üzerinde var. Haklarımızı bilmemiz bu anlamda
yeterli olmuyor" diyor
10-16 Mayıs Engelliler haftasında sakatlar ve sakat hakları savunucuları
bianet'in sorularını yanıtladı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel
Sekreteri Nejat Taştan da önceki
yıllarda sakatlarla ilgili çalışma yürüten komisyondaki deneyimlerine
dayanarak şunları söylüyor: "Sakatların ifade alanları sınırlandıkça hak
mücadeleleri de görünmez kılınıyor. Bu nedenle mücadeleye sakatlar ve onların
yakın çevresinden başlayarak bu yönde bilinç oluşturmak gerekiyor."
Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE),
2003'te yaptığı "Özürlüler Araştırması"
sonuçlarına göre toplam 68.6 milyon nüfusun 8.4
milyonunu sakatlar oluşturuyor. Ama onlar hala yaşam kalitelerini yükseltecek
bir kamusal destekten yoksunlar.
Bu yıl "Engelliler Haftası"nın gündemi "Özürlüler Yasası". Geçtiğimiz temmuzda
yürürlüğe giren yasa sakatların gündelik hayatına yansımaması dahası içerdiği
eksikliklerden dolayı sakatların edinilmiş haklarını da işlevsizleştirmesi
nedeniyle eleştiriliyor.
Boyraz: Özürlüler
Yasası hiçbir şeyi değiştirmedi
bianet'in sorularını yanıtlayan Türkiye Sakatlar Deneği Başkanı Boyraz,
"Özürlüler Yasası"nın sakat yaşamına hiçbir olumlu değişiklik katmadığı
görüşünde. Boyraz Yasanın çok bütünlüklü ve kapsamlı olmasına, bugüne kadar
edinilemeyen bir çok hakka işaret etmesine karşın yaptırım konusunda eksik
olduğunu ve bu durumun çaresizlik yarattığını savunuyor.
Boyraz, sakatların en çok erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik konusunda mağdur
olduklarını aktarıyor. Boyraz kentsel yapılanma konusunda "Özürlüler
Yasa"sının "Kamusal alan sakatlara göre en geç yedi yıl içinde dizayn
edilmelidir" koşulunu getirdiğini anımsatıyor ve soruyor: "Peki yedi yıl
içinde bahsedilen dizayn yapılmazsa ne olur?" BU sorunun yanıtı yasada yok.
Boyraz'ın dikkat çektiği bir başka nokta Türk Ceza Kanunu'nun (TCK)122.
maddesinde yapılan değişiklik .
Boyraz, "ayrımcılık" başlıklı 122. Maddeye "Özürlülük"
ibaresinin eklenmesiyle belirlenen "ayrımcılık" uygulamaları karşısında suç
duyurusunda bulunma hakkının, yasada ayrımcılık tanımı yapılmadığı için
kullanılmadığını, savcılıkların bu durumlarda takipsizlik kararı verdiklerini
söylüyor.
"Sakatın yaşama karışmasının önüne konulan engeller doğruca yerel yönetimlerin
sorumluluğunda olduğu için bu koşulları yaratanlar sakatlara karşı suç işlemiş
oluyor. Ama böyle mağduriyetlerin şikayet edileceği mercii yok" diyor Boyraz.
"Örneğin Bakırköy'de üst geçit, alt geçit gibi olanakların olduğu işlek bir
caddede sakatın bunlara ulaşım şansı yok. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne
verdiğimiz dilekçede asansör isteğimizi ilettik. Belediye ise bunun için
ödeneği olmadığını söyledi"
"Sakat asansörüne bütçe
yok laleye var! "
Boyraz İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sakatların hiçbir zaman
ulaşamadıkları üç trilyonluk yatırımla İstanbul'u lalelerle donatmasını bir
çelişki olarak görüyor. Çıkarılan "Özürlü Yasası" da popülizmden ibaret onun
kanısınca.
Yeni Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasasının
(SSGSS) da "sağlık hizmetinin
yüzde 20'lik kısmını sakata ödeterek" sosyal devlet ilkesini "tepetaklak"
ettiğine dikkat çekiyor Boyraz.
"Sakat olmak bir tercihmiş gibi..."
Boyraz'a göre sakatlıkların çoğunun da nedeni gene devlet: "Eğer bu ülkede
trafik terörü olmasa, akraba evliliğinin yanlışlığı aktarılsa, her bir bölgede
sağlık hizmeti tam olarak işlese, sakat nüfus da bu kadar çok olmaz.
Sakatlar Derneği Başkanı sakat insanların protez, tekerlikli sandalye gibi
ihtiyaçlarının en iyi şekilde devlet tarafından ücretsiz ve ulaşılabilir
olmasını istiyor.
Boyraz ayrıca "evde bakım" uygulamasını da eleştiriyor: "Bu uygulamaya göre.
Sanki sosyal güvencesi olanların geçim derdi yokmuş gibi SSK'lı olanlar bakım
ücreti alamıyor."
Sakat sorunlarının hükümetin her bakanlığı tarafından ilgilenilmek zorunda
olduğunu, özellikle sakatların yaşam hakkını yani mimari ulaşım, eğitim,
istihdam ve sosyal alan kullanım olanaklarının sağlanmasının gerektiğini
söylüyor Boyraz ve ekliyor: "Ben haklarımı bilsem ne olur?"
Taştan: Sakat
mücadelesi ekonomik politikaya endeksli olmamalı
İHD Genel Sekreteri Taştan, yaklaşık iki yıldır Birleşmiş Milletler
(BM) standartlarında sakatlara
yönelik ayrımcılığın kaldırılması kapsamında faaliyet yürüttüklerini aktardı.
"Bu çalışmayla özellikle sakatlara yönelim ayrımcılığın kaldırılmasında hak
savunuculuğunun yerini de belirmeye çalıştık" diyen Taştan, sakat örgütleriyle
birlikte bir yol oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.
İHD sözcüsü Taştan'a göre, "Sakatlar ne kadar görünmez olursa kampanyalar da
bir o kadar görünmez oluyor. Problem aslında sivil toplum örgütlerinin
sandığından daha büyük. Çünkü sakatların hiçbir alanda kendilerini ifade etme
şansı yok."
"Sakatlara ilişkin politikalar sadece ekonomik temelde ele alınmamalı" diyen
Taştan STK'lara "asıl çıkmaz" dediği "sakatların gündelik yaşamda görünmez
kılınmaları" konusunda çok iş düştüğünü düşünüyor.
"Sakatların kendilerine yapılan ayrımcılıkları tek tek tanımlaması ve ayrımına
varması, normal saymaması gerek. Bunun içinde önce sakat ve sakat çevresi
içinde bu duyarlığı oluşturacak bilinç gerek."
Taştan sakatların "Toplumun bireyi olduklarını, istihdam ve eğitimden, bilgiye
erişimden, çevresel, fiziksel, kentsel hayata katılım olanaklarına kadar" her
şeyi talep eden bir bilince ulaştırılmalarını önemsiyor.
Sakat kazanımları açısından Türkiye'nin dünyanın çok gerisinde olduğunu
belirten Taştan, "sakatların görünmezliğine son verilmeden sakat olmayanlarla
aynı hayata erişim imkânlarına uylaşamayacaklarını söyledi: "Bu noktada sakat
örgütlerin sakat hakkı savunuculuğu yapmaları ve bu hedefleri önlerine
koymaları gerekir."
Sakatlar Derneği:
Kutlama yapacak bir durum yok
Türkiye Sakatlar Derneğiyse Engelliler haftası için yaptığı açıklamada,
"Sosyal yaşamda; eğitimde, çalışma hayatında, sağlık sorunlarında ve
örgütlenme biçimlerinde yaşadığımız toplumun neresinde" olduklarını sorguluyor
ve bu haftanın kutlama ve şenlik havasında yaşanamayacağını dile getiriyor.
"Yasaları uygularken
sakat bilirkişisi ve komisyonu şart"
Dernek "Özürlüler Yasası"yla ilgili eleştirilerini ve taleplerini şöyle
sıralıyor:
* "Özürlüler Yasası"nda 2022
sayılı yasaya göre sakat maaşlarının anlamlı bir oranda artışı Sosyal Güvenlik
kuruluşlarına tabi olmayan, özürlülere ücretsiz bakım ücreti sunulması gibi
hususlar, yasanın öngördüğü yönetmelikler henüz çıkarılamadığı için
uygulanmıyor.
* Yargı organlarının ve
savcılıkların ayrımcılıkla ilgili sorunlar önlerine geldiğinde
başvurabilecekleri veya görüş alabilecekleri bir merci bulunmadığından
ayrımcılıkla ilgili davalar sonuçsuz kalıyor. Sakatlar alanında bilgi ve
deneyim sahibi kişilerden oluşan sakat hakları izleme komitesinin kurulması;
aynı zamanda sakatlar konusunda bilirkişi niteliğindeki bu kurulun verdiği
görüşlerin yargı kararlarına esas oluşturulması sağlanmalıdır.
* 5378 sayılı "Özürlüler
Yasası"nın öngördüğü 16 Yönetmelikten bu güne kadar ancak beşi çıkarılmıştır.
Yaşamsal önemdeki yönetmeliklerin pek çoğu henüz yürürlüğe girmemiştir. Yasa
ile getirilen hakların uygulamaya konulabilmesi için bu yönetmeliklerin
gereksinimlere karşılık verecek bir biçimde ivedilikle çıkartılması
sağlanmalıdır.
Dernek Yasanın bu haliyle sakatların elde ettiği kazanımları işlevsiz
kıldığını, toplumunda ortaya çıkan umutların boş olduğuna ilişkin bir ruh
halinin yayılmaya başlandığını söylüyor.
Bu nedenlerle bu yıl ki Engelliler Haftasının gündemini "Özürlüler Yasası"nın
en temel eksiklikleri oluşturuyor. Dernek bu bağlamda hükümetçe taleplerinin
dikkate alınması ve değişikliklerin ivedilikle yapılması çağrısında bulunuyor.
(EZÖ/EK)