Kaz
Dağları'nı savunmak dış güçlere alet olmakmış
Güler'in, Kaz Dağları'ndaki maden
çalışmalarına itiraz edenlere bakışı: Konu altın olunca, ülke zenginliğine
müsaade etmek istemeyen dış kaynaklı grupların etkin olduğunu düşünüyorum
SERKAN OCAK
19.10.2007 Radikal
İSTANBUL
- Türkiye, günlerdir sivil toplum kuruluşları, köylüsü, basını, yerel
yönetimleri ve parlamenterleriyle Kaz Dağları'nı konuşuyor. Hektarına 5 bin YTL
'doğayı tahrip' bedeli veren herkesin Kaz Dağları'nda maden arama ruhsatı
almasını sağlayan düzenlemeler tartışılıyor. Bu konuda bir hal çaresi bulunmaya
çalışılıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'e göreyse tüm bu çabalar,
"Ülkemizin altın zenginliğine müsaade etmek istemeyen dış kaynaklı grupların
etkinliği."
Çanakkale ve Balıkesir'de Kaz Dağları çevresinde yaşayan 1.5 milyon insanı
doğrudan ilgilendiren sorularla ilgili bugüne dek bakanlıklar eliyle yapılan tek
etkinlik, Çevre Bakanlığı'ndan görevli bir heyetin bölgeye gidip inceleme
yapması oldu. Ancak 'heyet'in sadece iki kişiden oluşması ve fotoğraf çekimi
yapıp sadece bir günde ayrılması, bölgede şaşkınlık yarattı. Küçükkuyu Belediye
Başkanı, "Heyet bize uğramadı bile" dedi.
Enerji Bakanı Hilmi Güler de 27 Ekim günü Çanakkale'ye gelerek Kaz Dağları'ndaki
maden arama çalışmalarıyla ilgili bir toplantıya katılacak. Ancak bu toplantının
sponsorunun bizzat altın arayan firmalar olduğunu iddia eden Çanakkale Çevre
Platformu, toplantıya katılmayarak aynı saatte bir basın açıklaması yapacak.
Bakan Güler 'mutlu' ama...
16 Ekim'de TBMM'de gazetecilere "Konu altın olunca daha farklı davranışla
karşılaşıyoruz. Hiçbir konuda altına gösterilen hassasiyet gösterilmedi. İş
altın olunca bir başka mekanizma işliyor" diyen Bakan Güler, dün NTV
televizyonuna benzer açıklamalar yaptı.
Güler, "Türkiye'de başka madenler de var ama konu altın olunca, ülkemizin altın
konusundaki zenginliğine müsaade etmek istemeyen dış kaynaklı bazı grupların
etkinliğinin olduğunu düşünüyorum. Ama çevre gibi bir konuda bölge halkının
hassasiyet göstermesi de bizi mutlu ediyor" dedi.
Güler, NTV'de 'Kaz Dağı delik deşik ediliyor' ifadesinin de gerçeği
yansıtmadığını savundu: "Bir su bardağının çapı kadar aşağı iniliyor, numune
alınıyor. 17 sondaj yapılacak. Toplamı 1 metrekare bile yapmıyor. Yanlış bir
uygulamaya rastlanırsa derhal ruhsatlar iptal edilecek. Şu anda taşocakları
dahil bütün ruhsatları durdurdum."
Bakan konuşmasında su bardağı çapındaki sondajlar için Kaz Dağları'ndaki
ormanlara giren iş makineleri ve açılan şantiyelere değinmezken, sondaj
çalışmalarıyla ilgili bir bilgi de dün Çevre Bakanlığı'ndan gelen heyeti
ağırlayan Teckcominco Fronteer Arama ve Madencilik Şirketi'nde görevli Yüksek
Jeoloji Mühendisi Hakan Baran'dan geldi.
Kirazlı, Söğütalan ve Muratlar köyleri bölgelerinde altın arama çalışmalarını
sürdürdüklerini belirten Baran, "İki noktada sondaj çalışmalarımız tamamlandı.
Muratlar Köyü'nde devam ediyor. Şu ana kadar üç ayrı noktada 400 civarında
sondaj yaptık" dedi. Bölgede 10 kadar firma, 36 noktada maden araması yapıyor.
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'nun 'bölgeye göndereceğini' açıkladığı heyet dün Kaz
Dağları'ndaydı. İki kişilik heyet incelemelerine Teckcominco Şirketi'nin Çan
ilçesinin Söğütalan Köyü mevkiinde altın arama çalışmalarını sürdürdüğü bölgeden
başladı. Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nde görevli Şube Müdürü Erdoğan Üçpınar ve
beraberindeki bir uzman, inceleme kapsamında kamera ve fotoğraf makinesiyle
çekim yaptı. Heyet, Çan'ın Söğütalan köyü Ağıdağı mevkiinde, Bayramiç ilçesinin
Muratlar Köyü'nde, Ayvacık ilçesinin Küçükkuyu beldesi Bahçedere Köyü Fatma
Kayası mevkiinde inceleme yapıp bölgeden ayrıldı. Heyet bir rapor hazırlayıp,
bakana iletecek.
'Bizi muhatap almadılar'
Ancak heyetin incelemesini erken bitirmesi bölge halkını şaşırttı. Küçükkuyu
Belediye Başkanı Yusuf Aksoy, heyetin kendileriyle iletişim kurmamalarından
yakındı. Aksoy, "Belediye hudutları içindeki incelemelerde heyetin yanında olup
en azından ön bilgi vermek isterdik ama bizi muhatap almadılar. Ayrıca heyetin
en az dört kişiden oluşacağını tahmin ediyorduk. İki kişi geldiler" dedi.