22 NİSAN DÜNYA GÜNÜ’NDE
AÇLIK, YOKSULLUK VE BARINMA
EN ÖNEMLİ ÇEVRE SORUNLARI

21 Nisan 2006

5 Haziran 1972 tarihinde toplanan Birleşmiş Milletler Çevre ve İnsan Konferansı’nda, İsveç’te, Stockholm kentinde, yoksul ülkelerin ve ötekilerin sesi ve vicdanı olarak, Hindistan adına İndra Gandhi çok önemli bir konuşma yapmıştı. Gandhi, yıllar önce, çevre sorunlarının ilk kez ülkeler düzeyinde ele alındığı bir toplantıda, ekolojik krizin nedenlerini dünya halkları ile paylaşmıştı. Bu konuşmada o günün dünyasında, en temel çevre sorunu olarak yoksulluk, açlık ve barınmadan söz etmişti ve doğal olarak bu sorunların yol açtığı bir dizi başka sorunlardan (göç, çarpık kentleşme, su sorunu, sanayileşmenin doğal varlıklar üzerinde yarattığı tahribat gibi) da bahsetmişti Gandhi…

Sonra…, yıllar sonra, 1996 yılında, Habitat II Kent Konferansı’nda, Küba Devlet Başkanı Fidel Castro, dünyanın gelişmiş ülkelerinin kentsel çevre sorunlarının sorumlusu olduğunu belirterek; doğal varlıkları tüketerek, sömürüyü derinleştiren G-8 ülkelerine hitaben, bu ekolojik yıkıma son verilmesi çağrısında bulunmuştu. Ve Castro, aslında dünyada yoksulların, azgelişmişlerin, ezilenlerin çoğunlukta olduğunu söyleyerek, “Dünya Biziz” diye haykırmıştı…

Bugün, 2006 dünyasında, 22 Nisan Dünya Günü’nde, Gandhi ve Castro’nun sözleri, “ne yazık ki” hala güncelliğini koruyor.

Çevre sorunlarının ve ekolojik krizin temelinde, nüfus, yoksulluk, açlık, kaynakların adaletsiz bir şekilde kullanılması, doğal varlıkların hızla tüketilmesi gerçeği yatmaktadır.

Dünyadan ve Memleketten Çevre Manzaraları

Bu karamsar tabloyu ayrıntılandırmak mümkün… Son tahlilde ülkemiz ve dünyanın karşı karşıya olduğu krizin, aslında var olma ya da yok olma noktasına gelen bir sorun olduğunu belirtmek gerekiyor.

Dünyanın Doğum Günü’nde, 22 Nisan 2006’da, milyonlarca yıllık doğal yaşam, son 50 yılda inanılmaz bir şekilde tahrip edilirken, iklimlerin değişmesi ile sınırlı olmayan bir olumsuz değişim, insanların “yüreklerinde” ve “bilinçlerinde” yaşamıyor.

Doğaya yabancılaşan insan, doğayı meta olarak gören kapitalist kalkınma anlayışı, dün Bergama’da, bugün Sinop’ta karşımıza “mega” projelerle çıkıyor.

Dünya’ya, yaşama, geleceğe, bugüne ve yarına sahip çıkanlar, modern ortaçağın karanlığında, bir avuç aydınlık yüzlü insan, Venezüella’da, Filistin’de, Hindistan’da, Kenya’da, Fransa’da ve Türkiye’de daha yaşanabilir bir dünya için mücadele ediyor…

Bu mücadele, insanlık ve uygarlık mücadelesidir aslında…

Dünyamızın doğum günü kutlu olsun…

Dünya Biziz!

TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası

Dünya Günü nedir? : Yıl 1970'ti. Harvard Hukuk Fakültesi öğrencisi Denis Hayes tipik bir Amerikalıydı. Muazzam bir düşü, pek iddialı bir ideali vardı. Dünya çapında dünya için el ele, omuz omuza verilmesini sağlamak. Denis Hayes, ‘‘Kim demiş dünyayı değiştiremezsiniz diye? Bir tek insan bile dünyayı değiştirebilir!’’ dedi ve yılın bir gününü, 22 Nisan'ı, Dünya'nın yaş günü ilan ettirdi.