Türkiye’siz kutlama

26.03.2007 Hürriyet

AB’nin temelini oluşturan Roma Sözleşmesi’nin 50’nci yıldönümü, dönem başkanı Almanya’nın başkenti Berlin’de bir yanda sokak partileri diğer yanda 27 üye ülke liderlerinin katıldığı resmi törenle kutlandı. Türkiye ve diğer adayların çağrılı olmadığı törende imzalanan "Berlin Deklarasyonu", AB’de kriz yaratan anayasanın yerine 2009’a kadar yenisinin hazırlanması için start verdi.

Berlin Deklarasyonu

Avrupa, yüzyıllarca barış ve karşılıklı anlayış umudu fikriydi. Bu umut gerçekleşti. Bu umut bize barış ve refah imkanı kıldı. Bu umut sayesinde farklılıklar aşıldı ve birliktelikler ön plana çıktı. Her üye Avrupa’nın bütünleşmesine hukuk devleti ve demokrasinin güçlenmesine katkıda bulundu.

AB yurttaşları mutlulukta birleştik, ortak ideallerimizi gerçekleştiriyoruz. İnsan hakları tartışılmaz. Kadın ve erkekler eşittir. Barış, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti, refah ve güvenlik, hoşgörü ve katılım, adalet ve dayanışmayı geliştirmek istiyoruz.

AB’de her ülke eşittir. Biz üye ülkelerin kendi kimliklerini ve farklı geleneklerini korumalarını istiyoruz. Sınırların açık olması, yaşayan farklı diller, kültürler ve dinler hepimiz için zenginliktir. Birçok hedefe tek tek değil, ancak birlikte ulaşabiliriz.

Ortak piyasa ve Euro bizi güçlendiriyor. Ekonominin küreselleşmesini ve uluslararası alanda rekabeti ancak birlikte şekillendirebiliriz. Avrupa’nın zenginliği, insanların bilgisinde ve becerilerinde saklıdır. Kalkınmanın, istihdamın ve sosyal birlikteliğin anahtarı budur.

Terörizme, organize suçlara ve kaçak göçe karşı birlikte mücadele edeceğiz. Özgürlük ve yurttaşlık haklarını, karşı olanlara karşı birlikte savunacağız. Irkçılık ve yabancı düşmanlığına asla şans tanınmalıdır.

Avrupa’nın politik gücünü çağa uygun bir şekilde yenilemeliyiz. İşte bu nedenle bugün Roma Sözleşmesi’nden 50 yıl sonra AB’yi 2009 yılında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar yeni temeller üzerine oturtmak amacıyla biraraya geldik. Çünkü biz biliyoruz ki, Avrupa bizim ortak geleceğimizdir.
 

 

AB’nin 50. yıl hatırası

Ahmet Külahçı / Berlin
25.03.2007 Hürriyet

AVRUPA Birliği, kuruluşunun 50. yıldönümünde kendisine yeni bir hedef belirledi.

2005 yılında Fransa ve Hollanda’daki referandumlarda reddedilen ve birlik içinde derin bir kriz oluşturan Anayasa taslağının yerine yenisinin 2009 yılına kadar hazırlanması. AB’nin temelini oluşturan Roma Anlaşması’nın 50. yıldönümü nedeniyle dönem başkanı Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen törende imzalanan "Berlin Deklarasyonu"nun son paragrafında bu hedefe yer verildi, ancak "anayasa" sözcüğü zikredilmedi. Özellikle İngiltere, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nin talebi üzerine yeni anayasanın hazırlanması çağrısı şu cümleyle formüle edildi: "AB’yi, 2009 yılındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce yeni bir ortak temele oturtmayı hedefliyoruz."

AB yurttaşlarının kazanımlarının ve terörizmle mücadeleden dünyada barış ve demokrasiye kadar ortak hedeflerin yer aldığı "Berlin Deklarasyonu" Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve Avrupa Parlamentosu Bşakanı Hans-Gert Pöttering tarafından imzalandı.

YAŞLI KIZIN DEKLARASYONU

Soğuk Savaş döneminde eski Doğu Berlin sınırları içinde kalan "Alman Tarihi Müzesi"nde düzenlenen imza törenine AB üyesi 27 ülkenin devlet ve hükümet başkanları katıldı. Türkiye ve diğer adaylar törene davetli değildi. Ev sahibi Almanya Başbakanı Angela Merkel, yaptığı konuşmasında "Bir dönemler bölünmüşlüğün sembolü olan Berlin, artık birleşmenin sembolüdür. Berlin Deklarasyonu’nun burada imzalanmasının ayrı bir önem ve anlam taşımaktadır" dedi.

Roma Sözleşmesi’nin imzalanması döneminde bazı çevrelerin çok karamsar olduğuna ve "Bu sözleşmenin imzalanması şansı yok. İmzalansa bile üye ülkelerin ulusal parlamentoları kabul etmez. Kabul etse bile uygulanmaz" dediklerini hatırlatan Merkel, "Görüldüğü gibi bugün AB’nun 50’inci yılını birlikte kutluyoruz" dedi. Angela Merkel, bir Fransız’ın da "Sözleşmeler kızlar ve güller gibidir. Sadece belirli bir süre ayakta kalırlar" dediğini hatırlatırken, "İşte biz bugün bu yaşlı kızın Berlin Deklarasyonu’nu imzalıyoruz" diye espri de yaptı.

AB Komisyonu Başkanı Barroso da, Almanya’nın baştan itibaren AB’nin lokomotifi olduğunu belirtirken, "Almanya’nın dayanışması olmasıydı bu mümkün olmazdı" dedi. Bir dönemler bölünmüşlüğün sembolü olan Berlin’de 27 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının biraraya gelmesinin çok önemli olduğuna işaret eden Barroso, "20 yıl önce bunu kimse düşünemezdi bile" diye konuştu.