25.09.2007 Sabah
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan
Yardımcısı Doç. Dr. Harun Gümrükçü, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın
verdiği bir mahkeme kararıyla AB ülkelerinde 1973'ten sonra Türk vatandaşlarına
getirilen tüm kısıtlamaların kaldırıldığını ileri sürdü.
Gümrükçü, 25 ülkeyi bağlayan karara göre, AB ülkelerine hizmet sunumu ya da
edinimi için giden iş adamı, esnaf, öğrenci, sporcu, gazeteci, avukat, doktor,
şoför ve diğer meslek gruplarının vizesiz seyahat edebileceğini açıkladı.
Gümrükçü, dün düzenlediği basın toplantısında, AB üye ülkelerinin en yüksek ve
en son yargılama merci olan Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın (ATAD) 20
Eylül 2007 tarihinde Türkiye ve Avrupa'da yaşayan Türklere yönelik önemli bir
mahkeme kararı verdiğini ve kararın 25 üye ülkeyi bağladığını söyledi.
Türkiye'nin, Avrupa Topuluğu ile Türkiye arasında yapılan 1963 tarihli Tam
Üyeliğe Dönük Ön Üyelik Antlaşması'ndan doğan haklarının 1973 tarihinden sonra
kötüleştirildiğini belirten Gümrükçü, "Türkiye AB'de önemli hakları olan bir
ülkedir ama 44 yıllık bu haklar unutturulmuştur" dedi.
İKİ TÜRK LONDRA'DA DAVA AÇMIŞTI
Veli Tum ve Mehmer Dari adlı Türk vatandaşlarının, Birleşik Krallığın Avrupa
Topluluğu ile Türkiye arasında yapılan 1963 tarihli Tam Üyeliğe Dönük Ön Üyelik
Antlaşması'ndan ve Aralık 1972'de taraflarca imzalanan Katma Protokol'den doğan
yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia ederek Londra'da dava açtığını ifade
eden Gümrükçü, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın davacıları haklı gördüğünü
dile getirdi.
AB ülkelerine hizmet sunumu ya da edinimi için giden iş adamı, esnaf, öğrenci,
sporcu, gazeteci, avukat, doktor, şoför ve diğer meslek gruplarının vizesiz
seyahat edebileceğini belirten Gümrükçü, "Bu karar hizmet sektöründe Türkiye'yi
AB'ye taşıyor" diye konuştu.
Bu kararın Türk vatandaşlarının yüzde 45-48'ini kapsadığını belirten Gümrükçü,
ticaret odaları ile esnaf ve sanatkarlar odalarının bürolar oluşturarak, kararın
uygulanabilirliği için çaba göstermelerini istedi.
Türk vatandaşlarından 27 yıldır alınan vize ücretlerinin de hukuki olmadığını
ileri süren Gümrükçü, "Sadece geçtiğimiz yıl alınan vize ücreti tutarı 12 milyon
Avro'nun üstünde olmuştur. Bu paralar geri iade edilmelidir. Bazı kurumların
yaptıkları vize tüccarlığı bir suçtur. Bu uygulamadan hemen vazgeçmelidirler"
dedi.
AA
TÜGİAD harekete geçti
Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Murat Saraylı, Avrupa
Toplulukları Adalet Divanının (ATAD), ''Vizesiz Avrupa'' konusuna ilişkin
kararıyla ilgili, ''Avrupa Komisyonu Başkanı Manuel Barroso ve AB ülkeleri
devlet başkanlarına mektup yollayarak, onlardan hukukun üstünlüğü ilkesine
uymalarını ve meşru haklarımızı hayata geçirmeleri için gerekli adımları
atması isteyeceğiz'' dedi.
ATAD'ın Londra'da açılan davada, Türkler'in AB ülkelerine vizesiz girme
hakları olduğunu gösteren 20 Eylül 2007'de verdiği karara ilişkin basın
toplantısı düzenleyen Saraylı, 1972 yılında Avrupa Topluluğu ile Türkiye
arasında imzalanan katma protokolle hizmetlere kısıtlama getirilemeyeceği
ibaresine yer verildiğini, ancak 1980'li yıllarda Avrupa'nın vize konusu
gibi bazı hakları geriye götürdüğünü söyledi.
Saraylı, Türkiye'nin kurum ve kuruluşlarının vizesiz seyahat gibi kaybettiği
haklarını önce tespit etmesi, sonra da geri alması için tüm kamu ve sivil
kurumlarını, AB ülkeleri nezdinde gerekli girişimlerde bulunmak üzere ortak
çalışmaya davet etti.
1973 yılında çıkarılan ''Mevcut Durumu Daha da Geriye Doğru Kötüleştirme
Yasağı'' kuralına uymayan AB ülkelerinin ortaklık hukukuna ters düşerek Türk
vatandaşlarının çeşitli haklarını göz ardı etmeye artık son vermesi
gerektiğini ifade eden Saraylı, TÜGİAD olarak Avrupa'ya hukukun üstünlüğünü
uygulaması için gerekli demokratik hareketi başlatmayı, Avrupa Komisyonunu
göreve davet etmeyi amaçladıklarını vurguladı.
''BU BİR AVRUPA KARŞITI HAREKET DEĞİL''
Saraylı, ''Bu bir Avrupa karşıtı hareket değil, bilakis AB'yi içselleştirme
hareketidir. Radikal söylemlerden kaçınmalıyız'' dedi. Saraylı, kamunun da
kendilerin yol göstermeye, far tutmaya muhakkak ihtiyaçları bulunduğunu
kaydetti.
Murat Saraylı, kazanılmış hakları AB ülkelerinden geri almak için TÜGİAD
olarak, Akdeniz Üniversitesi ile birlikte başta Avrupa Komisyonu Başkanı
Manuel Barroso ve AB ülkeleri Devlet Başkanlarına mektup yollayarak,
onlardan hukukun üstünlüğü ilkesine uygulamalarını ve meşru hakların hayata
geçirilmesi için gerekli adımları atmalarını isteyeceklerini belirtti.
Saraylı, bireysel olarak yapacağı ilk vize başvurusunda ücret ödememeyi
talep edeceğini, ücret istemeleri durumunda hukuki yola başvuracağını
bildirdi.
İTALYA'NIN 'KORUYUCU MELEK' MODELİ
Bu konuda İtalya'nın başarılı bir model olduğuna işaret eden Saraylı,
''Dünyada dışarıya en fazla göç veren ülke İtalya yurt dışında yaşayan
vatandaşlarına sosyal bir kurum oluşturmuş. Bu İtalya'daki 'Patronatti'',
koruyucu melek modeli. Türkiye'nin de kendi koruyucu meleğini oluşturup,
bunu da sivil toplum kuruluşları ile hayata geçirmesi gerekiyor'' dedi.
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Saraylı,
bireysel hakların varlığından haberdar olunması için sivil toplum örgütleri,
işveren kuruluşları, sendikalar, odalar vasıtasıyla bu konunun gündeme
getirilerek bir baskı oluşturulmasını, devletin de liderlik yaparak bu
konudaki bilgi havuzlarının kurulması yönünde gerekli desteği vermesini
istedi.
TÜGİAD'ın ''Vizesiz Avrupa'' ve İtalya'daki ''Patronatti Modeli'' ile ilgili
ilk toplantısını 4 yıl önce yaptığını, Hamburg Üniversitesi ile Avrupa'da
hak arama toplantıları düzenlediklerini hatırlatan Saraylı, ''TÜGİAD bu
sürecin olabildiğince parçası olacak'' dedi.
Saraylı, ATAD kararının İngilizce metninin web sitelerinde yer aldığını,
kararın Türkçesinin de 2-3 gün içinde web sitelerinde olacağını kaydetti. Bu
işten en fazla etkilenenlerin Türkiye içindeki vatandaşlardan ziyade yurt
dışındaki vatandaşlar olduğuna dikkat çeken Saraylı, ''Nerede bir Türk
varsa, Türkiye oradadır'' dedirtecek kurumsal yapının Türkiye'de oluşması
gerektiğini söyledi.
Saraylı, ''Yurt dışında 7-8 milyon insanımız var. Her birinin orada bir
takım hakları var. Bu hakların ne olduğunu bilmiyoruz'' dedi.
Vizenin hukuksuz olduğunun bir kez daha ATAD tarafından kabul edildiğini
ifade eden Saraylı, ''Bize düşen bunun kurumsal yapısını oluşturmak''
diye konuştu.
''KARAR TÜRK HALKININ YÜZDE 48'İNİN VİZESİZ AVRUPA'YA GİTME YOLUNU AÇTI''
Akdeniz Üniversitesi İİBF Dekan Yardımcısı ve Akdeniz Üniversitesi ile
Hamburg Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttükleri Avrupa Çalışmaları Ortak
Master Programı Direktörü Doç. Dr. Harun Gümrükçü de Türkiye'nin 1963
tarihli tam üyeliğe dönük üyelik anlaşması (Ankara Anlaşması) ve 1973
yılında yürürlüğe giren katma protokolün Avrupa hukukun bir parçası
olduğunu, Avrupa Komisyonunun bu anlaşmaların uygulanmasından sorumlu
olduğunu söyledi.
20 Eylül 2007'de ATAD'ın karara bağladığı davanın 13 yıl önce açıldığını
ifade eden Gümrükçü, ''Davayı biz açmak istemedik, onlar zorladı.
Federal Almanya'nın 1995 yılındaki Çalışma Bakanı Türk kökenli Alman
işverenlerimize (yanındaki Türk şoförlerin işine son ver) diye yazı yazıyor.
İşveren bize geldi. Bakanın yanlış bir tutum içinde olduğunu, dava açmaları
durumunda Türkiye'ye en büyük hizmeti sunacaklarını, Katma Protokolün ilgili
maddesine göre işverenin hizmet sunumuna engel koyamayacaklarını söyledik
Dava bu şekilde başladı'' dedi.
Meşru hakları hayata geçirmek için mücadele başlattıklarını belirten
Gümrükçü ''Bu karar Türk halkının yüzde 48'inin vizesiz Avrupa'ya gitmesinin
yolunu açtı'' diye konuştu.
''EKİM'DE BİR KARAR DAHA BEKLİYORUZ''
Soruları da yanıtlayan Gümrükçü, ATAD'ın 2 Ekim'de bir karar daha vereceğini
söyledi. Türkiye'de kim hizmet sunuyorsa veya AB ülkelerinden kim hizmet
alıyorsa bunların vize sorunun kalmadığına dikkat çeken Gümrükçü, ''Öğrenci
olabilir, gazeteci olabilir, Gaziantep'teki doktor da İstanbul'daki doktor
da olabilir, holding sahibi de olabilir. Orta Ölçekli işveren vize
alamıyordu onun sorunu da çözülmüş oldu'' diye konuştu.
Gümrükçü, uygulamaya ne zaman geçileceği ile ilgili olarak da, ''Çok kısa
zamanda olacak. Şu anda iki mahkeme daha yürüyor. Vizeye para ödeyen
mahkemeye başvurup tazminat davası açsın...'' dedi.Türkiye'nin AB'ye
alınmamasını mücadele kültürü olmamasına bağlayan ve AB'nin Türkiye'nin
süreci yavaşlatan üye olmasından korktuğunu söyleyen Gümrükçü, insanların
haklarını aramalarını istedi.
Kendisinin Almanya'da organize ettiği dava sayısının 2 binden fazla
olduğunu, Avusturya'da 400-600 dava açtıklarını, Hollanda'da açılan davalar
bulunduğunu anlatan Gümrükçü, ''Şu an toplam dava sayısı 3-4 bin arasında,
bu sayının kısa sürede 10 bine çıkacağını düşünüyorum'' diye konuştu.