Temmuz 2nd, 2009 - 23:55 § in Yazarlar

AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİMLERİ

AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİMLERİ

Avrupa Parlamentosu (AP), AB üyesi ülkelerin tümünde 4-7 Haziran 2009 günlerinde yapılan seçimlerle yenilendi.

AP’nin işlev ve önemi

AP, bilindiği gibi, ulusal parlamentoların işlevlerinden farklı işlevlere sahiptir. Yasama yetkisi bulunmayan AP, daha çok bir denetim ve onama kurumu gibi çalışır ve bütçe konusunda yetki kullanır. Esasen, biraz da bu düşük yaptırım gücü nedeniyle, AB seçmeni genelde AP seçimlerine az ilgi gösterir. Ancak bu kez katılım, 2004’teki düzeyinin de 2 puan altına düşerek, %43 ile olumsuz bir rekor kırdı.

Bütün bunlar bir yana, AP’nin AB üyesi ülkelerin kamuoyu eğilimlerini yansıttığı gerçeği de ortadadır. Her ülkenin bünyesindeki siyasal akım ve eğilimler, aynen genel seçimlerde olduğu gibi, her bir ülkeyi AP’de temsil edecek parlamenter heyetinin yapısına yansır. AP, bu özelliğiyle, AB bütününün aynasıdır.

Bu seçimlerde Türkiye’nin rolü

AP’ye milletvekili seçtirme çabasındaki ulusal partiler, kampanyalarını genellikle AB bütününü ilgilendirmeyen ulusal konular ekseninde oluşturagelirler. Ancak bu kez, özellikle de Fransa, Almanya gibi iri AB üyesi ülkelerde kampanya neredeyse yalnızca “Türkiye” konusu işlenerek oluşturuldu. Bu bağlamda partiler, neredeyse Türkiye’nin AB üyeliğine karşıtlık yarışına çıktılar. Kampanyanın Türkiye karşıtlığında odaklanmasını birden fazla nedende aramak gerekir.

2004’teki 10, 2007’deki 2 yeni üye katılımı sonrasında Avrupa’da bir genişleme yorgunluğu oluştu. Malta ve Kıbrıs hariç tutulursa, 10 eski Doğu Bloku ülkesini bünyesine almak, AB için çok pahalı bir operasyon oldu. Esasen AB, daha 2007’de, kapıyı yeni üyelere bir süre kapalı tutacağını açıklamıştı. Öte yandan ekonomik kriz dönemlerinde entegrasyon süreçlerinin yavaşlaması da kolay anlaşılır bir gerçektir.

Bunların da ötesinde, islamofob eğilimler ve legal/illegal göçlerin genelleştirmiş bulunduğu yabancı karşıtlığı Türklerin kimliğinde kristalleşti. Türk göçmenlerin yoğun oldukları bölgelerde “bir de üye olurlarsa” refleksi Avrupalılarda bir “Türkiye korkusu” üretti. Hepsinden de önemlisi, Türk karşıtlığının seçmen nezdinde getiri sağladığını fark eden siyasal partiler bu konuya yüklendiler. Sonuçta, büyük ölçüde Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkma temasına odaklanan bir seçim kampanyasına tanık olundu.

Sonuçlar

Bu seçimlerde, özet olarak, bir sağa kayış ve uçlara savruluş izlendi. Ayrıca, bu seçimler sonucunda AP’de, 2004’te oluşmuş yapısına oranla, daha çok muhafazakar ve daha az sosyalist/sosyal demokrat bulunacak. 736 sandalyeli parlamentodaki Yeşillerin, uç sağın ve AB karşıtlarının da sayısı arttı. Türkiye’ye muhalefet, Hollanda, Avusturya gibi ülkelerde bu eğilimi sert biçimde dile getiren partilere ciddi oranlarda oy getirdi. Bu çerçevede, özellikle marjinal ve uçlardaki partilerin başarısında, kuşkusuz ki, bu tür eğilime sahip seçmenlerin merkeze yakın oy veren seçmenlerden daha kolay mobilize edilebilmelerinin de payı vardır.

Üç büyüklerden Almanya’da SPD %21’de kalırken CDU/CSU %38’i aştı. Fransa’da Sarkozy’nin partisi %30’lara yaklaştı; Sosyalistler %16’da kaldı. Ancak Daniel Cohn Bendit’in başarıyla yönlendirdiği Yeşiller %15’i aşan bir skor elde ettiler. İngiltere’de ise, skandalın gölgesinde gerçekleşen seçimlerde İşçi Partisi, birinci olan Muhafazakarlar bir yana Liberal Demokratlar’ın da gerisinde kaldı. Böylece onlarca yıllık “çift partili” İngiliz seçim sistemi (bipartism) de tarihe karışmaya yüz tuttu.

(*) Aydın Cıngı, SODEV Eski Başkanı, SODEV Uluslararası İlişkiler ve AB Kurulu Başkanı


Temmuz 2nd, 2009 - 23:34 § in Güncel

Partimize Ak Parti değil AKP diyenler edepsiz

Başbakan Erdoğan, partisine “AKP” denmesine sert tepki gösterdi. Erdoğan, partisinin ismini AKP olarak kısaltanları edep dışı davranmakla suçlayarak “Onlara saygımız yok” dedi. 03.06.2009 Radikal Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Belde Belediye Başkanları [...]


Temmuz 2nd, 2009 - 01:14 § in Genel

SODEV Başkanı Erol Kızılelma’nın Açıklaması

Tekrar Merhaba Web sayfamız virüslerle kullanılamaz hale gelince sorunu giderebilmek için bir süre ara vermek zorunda kaldık. Ne yazık ki bu süre uzadıkça uzadı. Web sayfası için 10 yıldır emek harcayan birisi olarak bu durumdan ne kadar sıkıldığımı tahmin edebilirsiniz. Başba[...]